Toroslar’ı aşıp düze inince
Yolu hep aşkadır Çukurova’nın.
Yaz mevsimi dönüp güze girince
Tadı bir başkadır Çukurova’nın.
Akdeniz önünde, dağlar ardında.
Adını kalbime yazmış olsaydın,
Böyle birdenbire silinir miydi?
Aşk uğruna yemin etmiş olsaydın,
Verilen sözlerden dönülür müydü?
Sevmemişsin demek, sevmemiş beni.
Sıcak bir sis bulutunu başında taşıyan bir yürek
Kilitli mahzenlerini içinde sürüyerek...
Bir yanı dik bir yamaç,diğer yanı uçurum;
Nereye kadar gider bu yükle yürüyerek.
*(DKM kitap ayracında yayınlandı.-2017)
İşim, gücüm bu! ..
Sizi yazmak artık.
Sizi resimlemek sözcüklerle.
İşsiz kalırsam üstelik
Sigortası falan da yok.
Ben ölünce,
Çağırın anam gelsin.
Dilinde pas tutmuş acılar;
Kapanıp mezar taşıma
Türküler, ağıtlar yaksın.
Gönlümde filizlenmiş, taptezedir o çiçek.
Uzaklardan bir avcı hedef almış biçecek.
Bunca çektim bak acı, yaparım hep baştacı;
Çıkarsa bir sevgili aşkıma and içecek.
*(Toros Ekspres Gazetesi/Yeni Şiirler /18 Temmmuz 1978)
Bu aydınlık günleri
Sana borçluyuz Ata'm.
Şeker midir dillerin
Devrimleri analatan.
Güneş mi mavi gözün?
Hiç düşünmemiştim,
Mavi gecelerin biteceğini bu kentte...
Parkında dizdize oturur,
Sokaklarında kolkola gezerdi insanlar…
Dökmezdi bu mevsimde
Defne ağacı yapraklarını.
Ayazlı bir sonbahar sabahında
Yanaklarımda iki damla gözyaşı
En ölümcül işkencelerin acısında
Geleceğim sana…
O zaman sakın sorma
Nereye gideceğimi,
Sevmemeliyim diyordum.
Tutuldum gözlerinde başlayan fırtınaya.
Bir sayfa da senin için
Açtım günah defterime.
İhanet ettim dürüstlüğüme
Bir kere sevdim işte seni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!