Bir gece yarısı beni anarsan,
Bilir misin mutlu olmadığımı?
Bulutlar döksün göz yaşlarımı,
Rüzgârlar söylesin ağladığımı
Dolar heybetiyle gece odama.
Benim bir bahçem var.
Her tarafı yemyeşil.
İçine güller döşenmiş.
Görsen ne güzel bahçe.
Ihlamurun kokusu
Gözleriniz,
Bakışlarınız değişmiş.
Zift karası saçlarınızı soldurmuş zaman.
Toprak kokusu tenlerinizin,
Yüzünüzün kavrukluğu değişmiş.
Saygı duyduğum;
Seni nasıl sakladın gizli gizli yıllarca.
Sevgin bir alev gibi yanıp durdu kalbimde.
İki satır mektupla, bir ufak fotoğrafın;
Çözülmez bir sır gibi kaldı öyle albümde.
Sordu nice dostlarım, “kimdir bu güzel”diye.
Çok değerli olmazsa, burda ne gezer” diye.
Sevgilim demeye dilim varmıyor,
Yıllar öncesinde öldün kalbimde
Ne yapsam, bu gönül laf anlamıyor.
Yine bir aleve döndün kalbimde.
Tutuştu içimde billûr bir deniz.
Niye çattın kaşlarını, niye astın suratını?
Görmedin mi gözlerimden akan şu kan pınarını?
Ömrümü bir zara attım, oynadım aşk kumarını,
Kaybeden ben oldum yine, kaybeden ben oldum yine.
*(1995/1996 Yıllarında T.R.T.-T.S.M. güfte denetiminden geçmiştir.)
Giderken, kalbime bir ateş yaktın.
Süründükçe dönüp gururla baktın.
Bana çektirmekmiş demek ki ahtın.
Ah! ... ahu bakışlım sana ne yaptım?
Ne aldattım seni, ihanet ettim.
Akmaz oldu artık gönül çeşmesi.
Yakan dudağınla kurutmadın mı?
Severim diyordun mahşere kadar.
Vefasız üç günde unutmadın mı?
Dindirdin kalbimde aşkın selini.
Yıkılan bir akşam güneşi gibi Mayıs’ın
Vuruyorsun ufukta kızıl ışıklarla
Saçların, kumsallarda savruluyor
Gül yüzünün ipek tenine kapkara.
Okyanuslar dolduran gülümsemelerinle
Akşam olur, gün batar;
Dönüşünü beklerim.
Geleceğin yollarda,
Nöbet tutar gözlerim.
Bir gün biraz geciksen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!