Albümlerde soldu resmi.
Kalmadı aklımda ismi.
Dostlarım dargın mı, küs mü?
Unutuldum, unutuldum.
Gözüm kahır, kalbim bir taş.
Güneş günden bıkınca,
Kaşlarını yıkınca,
Ay tepeden çıkınca,
Usul usul gel bana.
Günün teni solarken,
Top tüfek hazırlanın çocuklar;
Bu kış zorlu bir savaştayız.
Yokluğa, soruna karşı durun;
Dimdik ayakta ama çocuklar.
Çoğaltın içinizdeki umudu.
Uzat dudaklarını, bu kalbimin sesidir.
İçimdeki volkanın sıpsıcak nefesidir.
Bir öpücük istemem senden mahşere kadar;
Dudaklarına değen bir veda busesidir.
*(1995/1996 Yılında T.R.T-T.S.M. güfte denetiminden geçmiştir.)
-Adnan Yücel’e
Üstüne üstüne yürüdüğün ölüm
Kırılan dallarını erken budadı.
Vurulan kumrulardı suskunluğun telinde.
Zemheri yangınlar, yinelenen.
Yorgun gecelerin bağrında dönen.
Zamansız yağma yağmur,
Yâr söz verdi gelecek.
Yolları etme çamur,
Yıllar sonra dönecek.
Bir yaz gününden beri,
Her yağan yağmurda
Sen gelirsin aklıma.
Her esen fırtınada
Sen gelirsin aklıma.
Yağmurlu bir günde
Bana yılar sonra bir gün
Mektup yazmak gelirse aklına:
Gözlerin acılar pınarı olmasın.
Ağlama birkaç gece mendiline.
Bana yılar sonra bir gün
Yıllar sonra
Yolum düştü kentime
Beni kucaklarında büyüten
Sokakların ziyaretine geldim...
Duvarlarında duruyordu sesimiz hâlâ;
O günkü gibi
Zoraki bir gidişin pençesinde yapraklar
Hırçın esen rüzgâra kendisini bırakır.
Tutsaklığın elinde sararan dallar suskun.
Yine mevsim sonbahar, yine mevsim sonbahar.
*(Kitap ayracında yer aldı.)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!