Gönlüm yalnız seninle coşup dalgalanıyor.
Beyaz beyaz köpükler güverteyi yalıyor.
Her hasret girdabında seninle el eleyim.
Gözümü açtığımda boş hayaller kalıyor.
*Maki dergisi/sayı:19/Ocak-Şubat 2000)
Nasıl bir hicrandır anlamadım ki,
Bitmez bir ıstırap sardı gönlümü.
Çaresi ne diye aramadım ki;
Bilerek, uğruna yaktım ömrümü.
Bitmez bir acıyı çektim bilerek,
Bir ay gibi düşerdin, güneş gibi
Doğardın senden habersiz günlere.
Pırıltılı bir sabahı getirirdin her geldiğinde.
Sokakları aydınlığın sarardı sen bilmezdin.
Altın sesli şarkılardan kalan sözlerin.
Bir damla gözyaşı dedim, sen bana bir sel bıraktın.
Hayatımın baharında ruhuma bir çöl bıraktın.
Senin büyülü aşkınla tutuşup da yanmak için;
Bir ufak kıvılcım dedim, sen bana bir kül bıraktın.
*(Maki/Sevgi Dörtlükleri/Sayı:19/Ocak/Şubat 2000)
Yıllarımızı aldı bir gönül hatırası.
Silinmez içimizden kolay kolay yarası.
Bellidir ağaran saçlarımızda,
Nasıl esmiş yıllarca bu aşkın fırtınası
Ah çekerek maziye şöyle bir dönüp baksan.
İçimde sönmeyen bir kordur sevgin.
Sanma ki zamanla unutulursun.
Yanarak tükendim derdinle her gün.
Belki de gelince bir kül bulursun.
*(Maki/Sevgi Dörtlükleri/Sayı:19/Ocak/Şubat 2000)
İçimde sönmeyen bir kordur sevgin.
Sanma ki zamanla unutulursun.
Yanarak tükendim aşkınla her gün.
Belki de, gelince bir kül bulursun.
*Maki dergisi/sayı:19/Ocak-Şubat 2000)
Yıllar sonra sana yine koşarım,
Görsem yollarıma uzanan eli
Son gençlik aşkımı senle yaşarım,
Bir unutmam desen, unutmam seni.
Başımda uçuşur kavak yelleri,
Kuruya hasret kalıp basıp durduk yaş yere.
Güneşten mahrum olup tutsak olduk loş yere.
Bir de baktık ki zaman başını alıp gitmiş.
Sürgülü kapıları çalıp durduk boş yere.
*(Yeni Adana Gazetesi Sanat Sayfası-11 Haziran 1983)
Ruhumun son valsi şimdi
Çalıyor bir kayıp
Kentin mızıka bandosunda...
Duyulmamış ezgiler besteleyen
Gözlerini buluyorum yitirip yitirip
Notaları aşkın mabedinde yazılan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!