Sanki yaşıyor muyum çürüdükçe kahrından.
Son nefes vereceğim üstünde dizlerinin.
Hüzün bulutlarını dağıt semalarından,
Yakamozlar misali parlayan gözlerinin.
Yeter, ayır hüzünden gözlerinin rengini.
Saçların ipek teli,
Bakışın bahar yeli.
Nice güzeller gördüm,
Yoktur senden güzeli.
Dudağın gonca gülden,
Aşkına delice tutulanlardanım.
Bir köşeye atılıp unutulanlardanım.
Yokluğunu ayyaşça avutanlardanım.
Bir delice sevdanın bak esiri oldum ben,
Aşk için gözü yaşlı bir serseri oldum ben.
Ayrıldığımız o günlerden beri,
İçim yanar biri ah seni sorsa.
Nasıl dayanıyor buna gönüller?
Ayrılık eğer bu kadar zorsa.
Boyanır gözlerim hüznün rengine,
Aşk yolunda yana yana.
Küle döner bir gün kalbin.
İçemezsin kana kana.
Çöle döner bir gün kalbin
Ömrünü yakıp bitiren.
Sevgilim bırak artık, nazın sırası değil.
Hicran yolculuğu bu, aşk fırtınası değil.
Kim güler halimize, her sevenin başında;
Bu yara aşk yarası, yüz karası değil.
Son kez olsun gülümse, bir vedâ etmek için.
Geçti yıllar, hayli zaman.
Ömrün hâlâ taze güzel.
Cemalin yalan söylüyor
Senin aslın ayna güzel.
,*(Yeni Adana Gazetesi Sanat Sayfası-30 Nisan 1991)
Kalbimi yakıp geçti bir elâ gözlü dilber.
Gururla bakıp geçti, çöktü kalbime keder.
Umurunda mı olur, olsam da bir derbeder.
Alın yazısıymış bu, ne yaptın bana kader?
*(1995/1996 yıllarında TRT güfte denetiminden geçti.)
Allah'ım dünyanın kanunlarını değiştir.
Güzellere çirkin, çirkinlere güzel sevgili ver.
Şimdiki gülenleri değil de;
O zaman ağlayanları, sızlayanları gör.
(Mayıs 1973-Reutlingen)
Dili olsa her gün binbir cefayla çiğnediğim.
Geçtiğim yollardaki kaldırım taşlarının.
Dili olsa ömrümü sınırlayan
Mevsimlerin,
günlerin,
ayların.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!