Geldiler…
Oturduk üç-beş ölü!
Konuştuk gelmişten, geçmişten…
Kimi dedi:”Haksızdı ölümüm…”
Kimi: “Zindanda geçti son günüm.”
Kimi dedi:
Ölüm ayrılık değil, zaman aşka yeter mi?
Kapansa da yolumuz, kalpte vuslat biter mi?
Zaman su gibi aksın, varsın geçsin seneler.
Kapansa da yolumuz kalpte vuslat biter mi?
Özlemler gideririz, hayallerde buluşup.
Bir tufan kopacaktı belliydi.
Tarihin altın sayfalarından
Biri daha kapanacaktı.
Hüzün çığları kopuyordu gökyüzünde.
Bulutlar savrulmaktaydı delidolu;
Maziye her baktığımda beni içten yaralar.
Çektiriyor zulmünü bitmeyen hatıralar.
Gözlerimin halini sorma, akan bir pınar.
Çektiriyor zulmünü bitmeyen hatıralar.
*(1995/1996 yıllarında TRT güfte denetiminden geçti.)
Maziyi andıkça bulurum seni karşımda.
Tebessümün gizlidir akan göz yaşlarımda.
Geri dönecek diye vaad etmeyin yalan yıllar.
Onun gönlü şimdi beni unutmak savaşında.
Yaralı ceylan gibi çekilmiş otağına
-İbrahim Sarıibrahimoğlu’na.
*Ters Akrostiş
Memleket sevdasında insan edebiyatı
Gözümde dönüşür her acı yaşa,
Yüreğim bürünür baharda kışa,
Yoruldum ardından ben koşa koşa,
Sevgilim senin merhametin yok.
Bahar seli olup nasıl taşarım.
Dertlerimi sana demeye geldim.
Oturup masama sor meyhaneci.
Şu yalan dünyada bir defa sevdim.
Hüsrana uğramak zor meyhaneci.
Büyüsüne kandım ben o gözlerin.
Elimden düşmeyen bir resim gibi
Gün düşünce çıkarıp çıkarıp baktığım.
Kuytu karanlıklarımı vurup aydınlatır.
Gecelerim koynunda saklı hayalin.
Ay doğarken hislerimin burcuna,
Öyle bir canana gönül verdim ki.
Gözyaşımı taşan sele çevirdi.
Soldu baharımda gonca güllerim.
Aşk bağımı viran çöle çevirdi.
Güller boyun büktü, menekşe kırgın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!