Gurbet kara gecelerden de kara
Bir giyotin sabahında sanki umutların
Sözlerin ateş dağından koparılmış
Birer kor parçası dudaklarında gizlenen
Gözlerin...
Hırçın bir tutkunun
Dostlar birer birer yazmış,
O günlerin anısına.
Sanki dert mezarı kazmış,
Sayfaların arasına.
Çevirdikçe birer birer,
Adanalı güzel kızlar.
Görenlerin içi sızlar.
Çiftetelliye duralım.
Dönüp dursun güzel kızlar.
Oynayalım çalsın sazlar.
Sevgi dolsun tüm gönüller.
Mutluluğa açsın güller.
Şarkı gibi geçsin günler.
Yaşıyalım Alaturka.
Davulları vurduralım.
Hangi aynaya baksam…
Şakaklarıma kadar dökülmüş
Bir kar yığını
Mutsuzluk simgesi gözlerim.
Zaman ne kadar değiştiriyor değil mi?
Akmaz oldu artık gönül çeşmesi,
Yakan dudağınla kurutmadın mı?
Severim diyordun mahşere kadar,
Vefasız, üç günde unutmadın mı?
Dindirdin kalbimde aşkın selini.
Doldu bugün köy meydanı.
Elalem sever seyranı.
Kara getirdin başıma.
Kara getirdin bayramı.
Gavûr dağları.
Ne küllerim kaldı, ne de alevim.
Harabeye döndü yanan can evim.
Bitmiyor yıllardır benim matemim.
Ağla gönlüm ağla, sen artık ağla.
Kim diyor sevdaya git ümit bağla.
Akdeniz’in kumsalına uzanmış.
Toroslar’a omuz verip yaslanmış
Dalgalarla sırılsıklam ıslanmış.
Adana, Adana canım Adana;
Kurban olam toprağına, taşına.
Bir tebessüm yeterdi beni mutlu kılmaya.
Ayrılık ateşinde hakkım var mı yanmaya?
Pişmanlık duyup gelme olanlar oldu diye.
Yeminlidir dillerim artık seni anmaya.
Af dileyip gelsen de, sevsen taparcasına.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!