Otuzundan sonra düştü,
İlk ölüm korkusu yüreğime...
Yaşanan hayatın,
Ve insanların;
Ölümlü olduğuna daha çok inandım.
Değdikçe düşüncelerim,
Övünme kadınlığınla…
Ellerinin okşama,
Dudaklarının öpme,
Yüreğinin sevme,
Gözlerinin seçme hakkını
Veremedikten sonra.
-Alper'e
Doğruluk terazisini kurdum senin yüreğine
Erdemin gramlarını bıraktım o ellerine.
İster doğru, ister yanlış; ister eksik, ister fazla...
Ayarının verilmesi kalmış senin hünerine.
Seni bir çiçeğe benzetirim düşündüğümde.
Kuytuda tomurcuklanan kardelen...
Al yanakları buzullaşan;
Hüzüne direnen bir çiçek.
Hüzüne direnen bir çiçek...
Dostlar birer birer yazmış,
O günlerin anısına.
Sanki dert mezarı kazmış,
Sayfaların arasına.
Çevirdikçe birer birer,
-Bosna/Hersek halkına.
Kar, kış ve ölüm
Peşpeşe dizildi yollara...
Kurşunlar kinle bilendi.
Bombalar öfkeyle.
Gurbet kara gecelerden de kara
Bir giyotin sabahında sanki umutların
Sözlerin ateş dağından koparılmış
Birer kor parçası dudaklarında gizlenen
Gözlerin...
Hırçın bir tutkunun
Doldu bugün köy meydanı.
Elalem sever seyranı.
Kara getirdin başıma.
Kara getirdin bayramı.
Gavûr dağları.
Adanalı güzel kızlar.
Görenlerin içi sızlar.
Çiftetelliye duralım.
Dönüp dursun güzel kızlar.
Oynayalım çalsın sazlar.
Sevgi dolsun tüm gönüller.
Mutluluğa açsın güller.
Şarkı gibi geçsin günler.
Yaşıyalım Alaturka.
Davulları vurduralım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!