Harcına ruhumu katıp,
Duvarlarını zorbalıkla ördüğüm
Ey benim kara gurbetim! ..
Tutuklanan bir ömrün
Korumasıyım şimdi...
Anası ölmüş kiminin
Kiminin babası evini terketmiş.
Yol, iz gösteren
Olmamış yavrucaklara.
Acımasız ağına düşmüş
Ömrünün.
Tükenen bir mum gibi eririm yavaş yavaş.
O aklıma gelince başlar içimde telaş.
Sevdanın böylesini duysam da inanmazdım.
Yaktı, kül etti beni karasevda arkadaş.
Gençliğimin baharı kuruyan güle döndü.
-Hatay Şehitlerine
Ey! Kahraman asker sen misin burda yatan?
O kırık mavzerinle şahikalar yaratan.
Bizler için öldün sen, cennet vatan uğruna.
Şehitlik makamının vardın sen doruğuna
Dokunma hiç kalsın böyle. Yaramı sarma dur doktor. Çaresi var mı ki bir söyle. Üstüme varma dur doktor.
Doktor, doktor aman doktor. Söylenmiyor, derdim çoktur. Her derdin çaresi olsa. Aşk derdine çare yoktur.
İlacını sürme kalsın. Gerisini bilme kalsın. Mahşere kadar hep yansın. Kendini hiç yorma doktor.
Birden bire böyle gitme n’olursun.
Akan billûr pınarları kurutursun.
Benim için yıllar sürer bu sevgi.
Biliyorum bir gecede unutursun.
Şiirler, şarkılar tesellim olur.
Hüzünü, elemi, kederi bırak;
Üzülüp ağlamak bir ömre yetti.
Elinden düşmeyen kalemi bırak;
Yâr sonu olmayan yollara gitti.
Dilinden düşerse yeter bir dûa.
Sızlatır içimi, deler gönlümü,
Mazide bir yara şu hatıralar.
Günbegün dertlerle eler gönlümü,
Mazide bir yara şu hatıralar.
Kırılır anınca kolum kanadım.
Yıllar sonra bir gün karşılaşınca,
Seni tanımazsam gel anlat bana.
Gelmişten, geçmişten hep konuşalım.
Eski anıları hatırlat bana.
Elele tutuşup koştuğumuzu,
Dışarda buz gibi bir hava
Seni süşündükçe ısınıyorum.
*(Damar dergisi/Sayı: / )




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!