Dili olsa, her gün binbir cefayla çiğnediğim,
Geçtiğim yollardaki kaldırım taşlarının.
Dili olsa ömrümü sınırlayan,
Mevsimlerin, günlerin, ayların...
Dili olsa da söylese,
Her gün karşısında
Sararmış, solmuş bulmayım seni,
Yıllar sonra geri döndüğüm zaman.
Gözü yaşlı yine sarmayım seni,
Bir avuç kül gibi söndüğün zaman.
Açılır ruhumda gizli yaralar.
Elimi uzattığımda bir dosta.
Çalınmış bahar yeşilinde.
Bir zeytin dalı.
Bakışlarımda
Binlerce kanat çırpan
Ak güvercin olmalı.
Bulunur mu bir gelen, bir soran, bir arayan?
İçimde bir yaradır hasret gizli gizli kanayan.
Dalgalar deli vurur, rüzgârlar esip durur.
Garip bir yolcu olur, zaman zaman uğrayan.
Tutmadı bir gün kader uzanıp da elimden.
Bir dünya kurabilsem gözlerinin renginde.
Hırçın bir dalga olsam savrulup hep enginde.
Kayaları dövdükçe beyaz köpüklü sular;
Hayalini yaşasam bilinmez bir sürgünde.
*(DKM Kitap ayracında yayınlandı.2017)
Ümit yok yaşamak için yarına.
Felek üç kuruşa kefen biçiyor.
Ecek dersen ayyaş olmuş insafsız;
Vadesi yetene şerbet içiyor.
-Kasım 1976-İstanbul-
Bir kasket, bir gözlük,
Tam siperde,
Çıkıp geldi Edip Abi.
Yüzünde, Ayten yengeden kalan
Tomurcuk güllerin resmi.
Eller gibi seni ben çılgıncasına sevsem.
Ferhat gibi dağları aşkın gücüyle delsem.
Güler misin halime, iftihar mı edersin?
El açıp, af dileyip, senden ben aşk dilensem.
*(1995/1996 Yıllarında T.R.T.-T.S.M. güfte denetiminden geçmiştir.)
Bir gün gözlerimi sana göndereceğim!
Benim yerime
Dünya gözüyle seni
Görme zevkini tatsın.
Dönüşünde...
Saçlarından tırnaklarına kadar
Seninle…
Utanç Duvarı’nda körebe oynamıştık.
Sokaklarını arşınlamıştık Berlin’in.
Yüreklerimiz birbirinin bombardımana tutmuştu
Duymamıştık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!