Nadan İnadı
Bildiğinden dönmez nadan inadı,
Erbabına ahkam, kestiği zaman,
Hoş muhabbet değil, halt olur adı,
Sözler başka yerden, çıktığı zaman.
Senin bağrın taştan bense bir enkaz
Seninle burcumuz tutmaz Gülendam
Viran olmuş baykuş bağlasan durmaz
Bizim bağda bülbül ötmez Gülendam
Bitmiyor ne öfkem ne yasaklarım
El ettin göz ettin kanıma girdin.
Bu garip sevdayı başıma sardın.
Yeminler ederek bir umur verdin.
Güler misin ağlar halime benim.
Yüze gülüp arkam sıra suçladın.
Şavgı vurmuş hazoyun bulağına
Tamda gelmiş sevilecek çağına,
Ateş düşmüş üreğimin yağına,
Qaçma gel gel gülesor'un maralı,
Üz çevirip etme dertli yaralı.
Ceylan edasıyla karşıma çıktın,
Gönül bahçesinde gül oldun bana.
Karanlık dünyama bir ışık yaktın,
Mutluluğu tutan el oldun bana.
Dostun pınarından hüzün akarken,
Aldığım nefeste seni yaşarım,
Güman deryasını nasıl aşarım,
Engebeli yolda durmaz koşarım,
Gideceğim yerde sen varsan eğer
Bir kumru misali karşına çıksam,
Ali mektebinde, okur yazarım,
Çiçeğin özünden, cevher süzerim,
Düştüm yalın ayak, umman gezerim,
Dostun gönlündeki sala günaydın.
Bir kor var ki her yüreğe oturan,
Bu karşı dağların dalı görünmez.
Yiğit dara düşmüş halı sorulmaz.
Müslümansın deyip selam verilmez.
Yakar yüreğini harı gurbetin.
Sılasından sürgün yemiş uzağa
Girdab-ı Mahşer
Garibana hayat suyu akmıyor,
Keder ağlarını örmüş bir kere .
Kör olmuş insanlık dönüp bakıyor,
Hoyrat defterini, dürmüş bir kere
Sürgün yedim gurbet gurbet sürüldüm
Gülü sevdim ama diken sarıldım
O şehir bu şehir gezdim yoruldum
Eğlenip bir yerde durayım dedim
Gördüğüm herkese sorular sordum




-
Cevdet Altay
Tüm YorumlarTeşekkür ederim Necibe hanım.Sağolun varolun.