Dertlenirdin hep bu çilem ne diye
Kardelen toprakta açmazmış annem
Yüce yatandan kışa hediye
Kardelen toprakta açmazmış annem
Geçse de günleri biraz kederli
Hiçbir şey düşünme sade hal ile
Son defa ansızın çık ta öyle gel
Bazen yıldızlardan bazen fal ile
Son defa ansızın çık ta öyle gel
Şu koca dağları yok say bir kere
Eserken yaz rüzgarı güneşli havalarda
Ben kavrulur yanardım en derin ovalarda
Hasat ettim gençliği seçimlik davalarda
Güneş dağı dolandı ay benimle arkadaş
Gecenin karanlığı sükut etti bu gece
Ben de selamını aldım
Tonus'tan uzakta kaldım
Sana buradan selam saldım
Selam sana Aşık Talaz
Altınyayla dağlarından
Bülbül konmuş gülün ince dalına
Rüzgârla beraber öter sevdiğim
Hastayım güllerin bende alına
Gülistan içinde yatar sevdiğim
Açar kanadını narin mi narin
Sürekli eskiye giden gönlümü
Bir ipe bağlayıp dizginleyemem
Ne kadar sustursam içimde onu
Prangalar vurup zincirleyemem
Silmek istesem de her zaman dünü
Sanırdım ki bu dünya yalnız benim olacak
El ele tutuşunca aynı yağmur altında .
Her saniye her anım senle huzur bulacak
El ele tutuşunca aynı yağmur altında .
Her sene güz gelir yazın ardından,
Dökülür yapraklar, dal ayrı kalır.
Bülbül uçar gider kendi derdinden,
Hasrete ram olan gül ayrı kalır.
Soğuk yavaş yavaş iner aşağı,
On yaşında babam annesiz kaldı
Yatağı yorganı sırtına sardı
Kendini genç yaşta gurbete saldı
Ant içti yolunda yürüdü babam
Kararlı köyünde yuva kurmaya
BAĞLADI GİTTİ
Askerimiz böyle bir hal görmedi
Düşmanın üstüne çağladı gitti
Cenk etmekten başka bir yol görmedi
İp gibi dizildi zağladı gitti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!