Bir yara var içerimde derinde
Bilemedim öldürür mü bu beni
Habersizden girmiş gönül evime
Bilemedim güldürür mü bu beni
Dermanı olmayan derde benziyor
Sen ki Muhammed’e ümmet olursun
Edebe erkâna giden yol budur
Yağmur yağar bir gün kesret olursun
Edebe erkâna giden yol budur
Aşkın kara gözlerde mi?
Yoksa tatlı sözlerde mi?
Çiçekteki özlerde mi?
Arayıp ta bulamadım
Güneşin saçtığı telde
Derede çamaşır yıkar kadınlar
Havada uçuşur dedikodular
Eli hızlı olan işi yarılar
Size kolay gelsin hanım bacılar
Tokaç sesleri uzaktan gelir
Şatodan bakınca ırmağa doğru
Seyrine doyulmaz çekerek senin
Gök inişten aşan yolların eğri
Seyrine doyulmaz çekerek senin
Şahin tepesine çıkınca dağlar
Ben karşı dağlarda kırda bir çiçek
Rüzgar da salınır koku yarım
Yaprağıma konar kuş ile böcek
Bazen arılara bal da koyarım
Sarı pembe yeşil bin bir türlü renk
Hayal meyal hatırladığım, paramparça, bölük buçuk hatıralar:
Toprak damlı evler, taşlı yollar, dar sokaklar,
Soğuk akan köy çeşmesi.
Beni geçmişe bağlayan
Yaşadığım maceralar.En hızlı ben koşardım okul zili çalınca. Çantamı savurarak
Nefes nefese eve varıyorum.
Cumhuriyet marşı'nı
Bizleri yazarız bizler
Yeter ki çalışalım
Tüm vatan bizi izler
Haydi birler sınıfı
Ben ufacık bir dağım hüzünlüdur yamacım
Kucağımda köy yaşar neşesinden uzağım
Başım yüce olsada birlik olmak amacım
Neşe dolu sokağın köşesinden uzağım
Çiçekdağı şenlenir erken yaza girince
Kazlar uçuyorken uzak yerlere
Hep aynı yerdedir dağdaki keçi
Aldırmaz başından akan terlere
Çaresiz gariptir dağdaki keçi
Hiçbir dostu yoktur yalnızdır baba




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!