Sürekli eskiye giden gönlümü
Bir ipe bağlayıp dizginleyemem
Ne kadar sustursam içimde onu
Prangalar vurup zincirleyemem
Silmek istesem de her zaman dünü
Sanırdım ki bu dünya yalnız benim olacak
El ele tutuşunca aynı yağmur altında .
Her saniye her anım senle huzur bulacak
El ele tutuşunca aynı yağmur altında .
Her sene güz gelir yazın ardından,
Dökülür yapraklar, dal ayrı kalır.
Bülbül uçar gider kendi derdinden,
Hasrete ram olan gül ayrı kalır.
Soğuk yavaş yavaş iner aşağı,
On yaşında babam annesiz kaldı
Yatağı yorganı sırtına sardı
Kendini genç yaşta gurbete saldı
Ant içti yolunda yürüdü babam
Kararlı köyünde yuva kurmaya
BAĞLADI GİTTİ
Askerimiz böyle bir hal görmedi
Düşmanın üstüne çağladı gitti
Cenk etmekten başka bir yol görmedi
İp gibi dizildi zağladı gitti
Menekşeler açmış bahar geliyor
Çağlasın Irmaklar coşsun dereler
Laleler solunca Sümbül açıyor
Çağlasın Irmaklar coşsun dereler
Çiğdem'le Nevruz'u dağda görünce
Son defa uğradım yalnız yanına
Uzaktan uzağa baktı gözlerim
Buruk bir his çöktü o an canıma
Uzaktan uzağa baktı gözlerim
Oturmuş seyreyler toprağı taşı
Bir dirhem göz yaşı istedim senden
Onu da vermedin bana sevdiğim
Sessizce çalmıştın kalbimi benden
Onu da vermedin bana sevdiğim
Ateşten bombadan tozdan uzakta
Yükü barış olan kervanlar gelsin
Baharı yükleyin atlı kızakta
Yükü barış olan kervanlar gelsin
Sessisce yağmurun yağdığı gibi
Toprağa diktim de büyüttüm seni
Şimdi ne oldu da kurudun fidan
Susuz mu bıraktım yoksa ben seni
Şimdi ne oldu da kurudun fidan
İlkbaharda çiçek açar dalında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!