Bir sabah uyanıp yeşil çimlere
Basarak yürümek isterdim ben de
Güneşle birlikte yüce dağlardan
Aşarak yürümek isterdim ben de
Yüce dağlar sesim duyun ne olur
Yollar düze gitse de eğri gider kaderim
Halimi arz eyleyip hakka niyaz ederim
Azalmıyor çoğalır günden güne kederim
Çözemedim bu oyun kader oyunu mudur
Yaş kemale erer mi görür müyüm bilmiyom
Bir dönülmez yolda adım atarım
Ne yaptıysam felek döndürmez beni
Bire aldığımı üçe satarım
Ne yaptıysam felek ondurmaz beni
Güller açmış desen desen
Bilmem sana ben ne desem
Ver bana bir bağ makası
Sana gonca güller kesem
Kırmızısı alı başka
Desenler nakışlar hep sana özel
Nakkaşın kim senin bilemem Sivas
Bağrında yaşamak bir başka güzel
Senden başka yerde ölemem Sivas
Çifte minarenin hemen yanında
Heykeli demirden yapılmış şahı
Ateşte mum gibi erirken gördüm
Narası meydanı titreten şahı
Sonunda toprağa girerken gördüm
Tayin var rotasyon büyük bir engel
Sizleri tanıdım görmeden gitmem
Kaç sefer kim bilir yaşandı git gel
Kırdıysam gönüller almadan gitmem.
Yaşadım bunca yıl hepten havai
Gül hasreti başka şeye benzemez
Bülbül’ün özlemi özde değil mi?
Yeri gelir ana baba dinlemez
Bülbül’ün özlemi sözde değil mi?
Gece bitmiş gün sabaha dönerken
Bir sızı düşerse gönülden içe
Ağlamaklı olur benim gözlerim
Takılır yollarda her giden göçe
Çağlayana döner benim gözlerim
Ağlayan bir anne gördüğüm zaman
Hislerim nerdedir kimse bilemez
Dert ortağım benim küçük çekmece
Satırlar ağlarken asla gülemez
Dert ortağım benim küçük çekmece
Aylarca kapalı aylarca suskun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!