Dağdaki ateş sönsün,
Bu kan göz yaşı dinsin,
Yakan yangın yerine,
Ilık rüzgarlar essin.
Mehmet gider askere,
Bu dünyaya niye geldim,
Sualden öte ne bildim,
Meçhule doğru yol aldım,
Muammayım,muammayım.
Kolay olan aslen zormuş,
Hazreti Muhammet dirilip gelse
Paraya tapana ne derdi acep
Cümle milletlerle kıyas eylese
Kendi ümmetine ne derdi acep
Mazlum ahı alıp namaz kılana
Mühürlenmiş gönüllerin kapısı,
Bir dost kapısına varsan varılmaz.
Sırçadan yapılmış ince yapısı,
Kırılan kalpleri,yapsan yapılmaz.
Kulağımda eski dostların sesi,
Karanlığın dağıldığı,
Aydınlık bir dünya mümkün.
Kötülüğün kovulduğu,
Pürü pak bir dünya mümkün.
Her yanına huzur gelmiş,
Bir Cennettir doğa Dersim ilinde,
Çarpar sizi Munzur baba değmeyin.
Demir sondaj vurulmasın kalbine,
Altın için Munzuruma değmeyin.
Dağlarında türlü çiçekler bitsin,
Mutluluğu elde değil,
Evvela evinde ara,
Elde arama sevgiyi,
Evvela gönlünde ara.
Seviyorsan sevilirsin,
Mutluluğu elde değil,
Evvela kendinde ara,
Sevgiyi kimsede değil,
Evvela kendinde ara.
Seviyorsan sevilirsin,
Bir ömür sürecek derken,
Nasılda bitti bu sevda,
Alem bize imrenirken,
Şimdi yerde pul bu sevda.
Doğru söyle dosdoğru yar,
Göz açıp da kapamadan,
Nasıl geçip gitti hayat
Gününü gün yapamadan,
Nasıl geçip gitti hayat.
Su gibi akarcasına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!