Kara Mehmet in oğlu,
Süleyman can dert dolu,
Onun öyküsü gibi,
Memleketin ahvali.
Antep,Halep arası,
Yaşanır bir dünya olsun istersen,
Evvel ufkundaki karanlığı kov.
Doğa anadan bir iylik beklersen,
Ona aklındaki kötülüğü kov.
Tahtı tacı neyler sevilen derviş.
Karanlığın aydınlığı,
Gecenin seheri vardır.
Her darlığın ferahlığı,
Kışın da baharı vardır.
Havadaki göçmen kuşlar,
Görüp bilmeden birini
Arkasından ne söylersin
Bilmek istersen gerçeği
Evvela onu dinlersin
Dinlersen neymiş anlarsın
Olan aklımı başımdan,
Alan sevda,kara sevda,
Yüreğimi ateşlere,
Salan sevda,kara sevda.
Sevdin uzaktan uzağa,
Ne zalimsin ahu gözlüm.
Ateşlere yakma özüm.
Hasretinle dertli sazım.
Çaldıkça ben çağlıyorum.
Kara sevda ne zor'imiş.
Sevgi eken sevgi biçer
Sevip sevildiğin kardır
Kime kalmış sanki dünya
Bir kaç gün kaldığın kardır
Mal mülk için seni yorma
Sinemde kanayan sevda yarası,
Gönül yarasına merhem kar etmez.
Bu sevda derdinin yardir çaresi,
Sevda bilmeyene sözüm kar etmez.
Gel el olmaya gör kendi yurduna,
Dört mevsim karlı dağ gibi
Belası eksilmez başım
Bahar gelir kış biter'de
Benim hiç tükenmez kışım
Şu derdime anam ağlar
Sürüldük de göç eyledik sıladan,
Gurbet bize, biz gurbete karıştık.
Neler çektik yoksulluğun elinden,
Gurbet bize,biz gurbete karıştık.
Dünya bize,biz dünyaya karıştık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!