Var mı insanın evi gibi?
Benimki zindan gibi sanki.
Ama...
Var mı insanın evi gibi?
Dört koca duvar,
Duvarların çatlağı nerede?
Nefes almak için zindan zihinde
Hava nerede?
Dualarım yalnız
Biraz da kalabalık
Selası yeni bitti, yarın gömeceklermiş.
Göçüp gitti yeri göğü azaplı bu diyardan.
Kışa yetişemedi Yamalı Cevdet.
Artık ısınmayı hiç düşünemeyecek.
Gittiği yerde temiz bir yorganı hor görmesinler.
Pişman mısın
Tanıdığın insanlar uğruna kaybettiğin yıllardan...
En coşkun yıllarında girerler hayatına.
Muamma duygular gösterirler bedenine.
Çiçek kokuları,
tuvalet kokuları,
kitap kokuları.
Kokular arasında yaşamıyor mu dünya?
Öyleyse
Hey aşk, beni savur,
Yağmala.
Yüreğimi bırak,
Bedenimi çal.
Yürek yetiyor senin olmama.
Yıktığın duvarları tek tek geri düzeltiyorum.
Bir daha yık da kokun bir daha geçsin diye.
Yoksa, kim ne yapsın kuru tuğla parçasını,
Fabrikasındaki hammaddesi hariç.
Çaydanlığımız su sızdırmaya başladı.
Kaldırımları pembeye boyamışlar,
Ağaçları mora, denizleri sarıya…
Siyahı beyazla anlatmışlar
“Modernizm” dediler — yazık.
Bir çocuğa hallenmişler,
Vardı bir hayalimiz.
Toyduk.
Bilmiyorduk.
Bir balonun içine koyup,
gökyüzünün özgürlüğüne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!