Çamura Battık Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4493

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Çamura Battık

Çamura battık tüm gece,
Kaldık adeta bilmece,
Çetin yollar geçilmiyor,
Hüzün vurdu hece hece.
*
Batağa saplandı ayak,
Dertler oldu ağır dayak,
Aşılmıyor zorlu yokuş,
Zalim felek yapar kıyak.
*
Pisliğe bulandı tenler,
Ziyan oldu tüm sevenler,
Yordu kahır geziyoruz,
Yasa boğuldu gülenler.
*
Bela sardı yurdumuzu,
Kırdılar umudumuzu,
Çukurun görünmüyor dip,
Kaybettik gururumuzu.
*
Lakin çökmek hiç yakışmaz,
Cesur yürek boş takışmaz,
Nefes almak geldi ağır,
Kötüler bizle çatışmaz.
*
Rezil rüsva olduk harap,
Zehir yuttuk şarap şarap,
Umutsuzluk sarmaladı,
Şu halimiz bitik arap.
*
Fırtınalar koptu dünden,
Hasar aldık türlü yönden,
Tipi boran vurdu geçti,
Zarar gördük ince tenden.
*
Bataklıklar yuttu kulu,
Yurdumuzdan sildi yolu,
Sefalet hep yakamızda,
Kırdılar kanadı kolu.
*
Kötü şansımız gülmüyor,
Zalimler kadrin bilmiyor,
Yoruldu gayri ruhumuz,
Akan suları silmiyor.
*
Dibe vurduk çaresizce,
Fena kıvrandık halsizce,
Yoktur kurtaracak kalkan,
Fakir ezildik yersizce.
*
Kirli sular taştı yola,
Bela girdi sağa sola,
Saplandık kaldık çamura,
Dönüştük savrulan kula.
*
Zindan oldu gündüzümüz
Gülmez oldu ak yüzümüz
Yuvarlandık düştük derde,
Buz kesildi her sözümüz.
*
Çukur yuttu göçenleri,
Kefen kırdı biçenleri,
Esti rüzgar yaman yaman,
Boğdu ekin ekenleri.
*
Kötülük kol geziyorken,
Düşman kuyu kazıyorken,
Kapanmıştır kaçış yolu,
Zalim destan yazıyorken.
*
Yere gömüldük bir derin,
Düşman vurdu bir acı kin,
Kanadı durdu yaramız,
Sızı saplandı kız gelin.
*
Kaygan zemin tutmuyor bak,
Doğmaz güneş atmaz şafak,
Durum vahim perişanız,
Taşa düştük çırılçıplak.
*
Pislik tuttu ayağımız,
Söndü tüten ocağımız,
Gökten düştü yıldırımlar,
Viran oldu bucağımız.
*
Çöplüğe döndü haneler,
Boşa uçtu bahaneler,
Keder bastı yuvamızı,
Yıkıldı dev şahaneler.
*
Rezalet diz boyu aştı,
Yüreğimiz fena şaştı,
Leke değdi ismimize,
Sabır suları da taştı.
*
Çaresizlik yaman vurdu,
Sefalet boynumuz burdu,
Çöktü kahır yüklü bulut,
Zalimler tuzaklar kurdu.
*
Zifiri gece çökünce,
Kanlı seller dökülünce,
Buldu kulu felaketler,
Felek belini bükünce.
*
Acı sardı yürekleri,
Kırdı ulu kürekleri,
Ruhumuz daralıp durdu,
Yıktı sağlam direkleri.
*
Cendereye girdik tek tek,
Kırıldı dev koca yürek,
Saplandı bedene sancı,
Acı çeker böcek sinek.
*
Zehir oldu yediğimiz,
Aşılamaz gediğimiz,
Düğümlendi boğazımız,
Ziyan oldu ektiğimiz.
*
Toz duman yuttu havayı,
Dertler sardı tüm ovayı,
Hüsran kapladı kalpleri,
Kırdılar tatlı yuvayı.
*
Uçurumdan yuvarlandık,
Bela tasına yollandık,
Kusur işledik sanırım,
Dert denizinde çalkandık.
*
Kör zindana atıldık biz,
Pazarlarda satıldık biz,
Savrulduk yokuş aşağı,
Çamurlara katıldık biz.
*
Laf söz dinlemez başımız,
Zehre dönüştü aşımız,
Tufan vurdu ocağımız,
Eksilmez keder taşımız.
*
Yanıldık şaştık fena hal,
Dilsiz kaldık yuttuk maval,
Düşman güldü halimize,
Zalimler çaldı şen kaval.
*
Maskara olduk ellere,
Kapıldık azgın sellere,
Takatimiz tükendi tam,
Düştük zehirli dillere.
*
Cezamız büyükmüş meğer,
Boynumuz zincire değer,
Hasret kaldık sükunete,
Dertler dünyaları eğer.
*
Yolumuza taş dizildi,
Üstümüz fena çizildi,
Kudurdu sanki fırtına,
Bütün umutlar ezildi.
*
Döndük şaşkın pervaneye,
Girdik yorgun viraneye,
Adım atacak mecal yok,
Dünya döndü divaneye.
*
Yazgımız kara kapkara,
Kanadı sinemde yara,
Diken dizildi yollara,
Düştük aşılmaz bir dara.
*
Diken battı tabanlara,
Yaban kaldık ormanlara,
Kan kusar olduk gizlice,
Söz geçmez şarlatanlara.
*
Leş kokusu sardı yurdu,
Zehirli yılanlar vurdu,
Nefes almak haram oldu,
Hainler pusular kurdu.
*
Ateşe düştü dergiler,
Ziyan oldu tüm sergiler,
Yüreğimiz yandı bitti,
Silindi ulu sevgiler.
*
Bataklık suyu akıyor,
Zalimler canlar yakıyor,
Kurtarmıyor kimse kulu,
Kötüler nefret çakıyor.
*
Yüzümüz kara çalındı,
Mülkümüz elden alındı,
Taş basarız ağrımıza,
Zorlu yollara salındı.
*
Dert küpüne döndük yaman,
Vermiyor zalimler aman,
Canımızdan bezdik yahu,
Kalmadı geçecek zaman.
*
Sonumuz hüsrana vardı,
Bütün cihanı sis sardı,
Kurtuluş reçetesi yok,
Düşmanlar dört koldan yardı.
*
Kıyamet koptu kopacak,
Hainler yoldan sapacak,
Dağıldı koca kervanlar,
Kötü putlara tapacak.
*
Boka düştük fena halde,
Kaldık ıssız koca belde,
Çırpındıkça batıyoruz,
Solduk kuruduk şu elde.
*
Yolun sonu uçurumdur,
Vahim olan şu durumdur,
Geriye dönecek güç yok,
Zararımız tam kurumdur.
*
Dibe vurduk en derinden,
Dağlar oynadı yerinden,
Son nefesi veriyoruz,
Koptuk kaderin serinden.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 00:23:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!