Bir hanenin avlusunda, evin bahçesinde
Ve bir dairenin balkonunda gerilir çamaşır ipi.
Yok yok öfkesinden değil gerginliği, işi gereği
Nasıl taşır yoksa asılan o ıslak, o ağır özlemleri?
Çamaşır ipi doluysa beni tarifsiz sevinç kaplar
Sıralanmışsa sabun kokulu havlular, bornozlar,
Ama uzun süredir boşsa, çamaşır asılmamışsa,
Sızlar burnumun direği, beni hüzün kaplar
Mandallar, çamaşır ipinin çocukları gibi;
Asılır özlemle kucağa alınan bebeğin bezi,
Asılır yıpranmış, sararmış anne tülbenti,
Sevdalıların kalır çarşafında çıkmaz aşk izi.
Çamaşırlar, çamaşır ipinin evlatları gibi;
Asılır izne gelen askerin üniforması,
Asılır babanın solmuş, eskimiş pijaması,
Kiminin söküğü, kiminin eksiktir düğmesi.
Bazen hüzün kaplar çamaşır ipini, ağlar;
Asılan işlemeli mendille siler gözlerini.
Islaklığı kurumaz kolay kolay mendilin,
Kim bilir, kimin sevdalısından yadigâr...
Bir gün baktım çamaşır ipine şiir asmışlar,
Mürekkebi dağılmış, okunmuyor yazılanlar.
Şiir efkârlı, belli ki âşıklar kavuşamamışlar,
Sonra rüzgâr esti, göğe savruldu mısralar.
Rüzgâra dedim ki: "Zorlama çamaşır ipini,
O zaten bütün kışın ayazını yedi, üstünde kar.
Üstelik çamaşırların da derdi kederi var;
Müjde çamaşır ipi, yakındır İlkbahar!
Kayıt Tarihi : 12.04.2026 01:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




tam anlamıyla şiirdi... tebrikler anka...
bizden de size küçük bir hediye;
.
...
.
ve öyleyse sizlerde duyun ulan;
müstafiyim artık bu,
hayata pantolonun paçasından bakan magandaların,
ve akşam sofrasına bir arada oturamayan
aileliği kütükte kalmışların ve
aşkını vatanı bilmeyen,
gözdelik ve ikbal peşindeki,
dilberlerin davasından,
ah
TÜM YORUMLAR (1)