Kurumuş ağacın dallarında tomurcuk açan
Soğuk kara kışın müfakatıdır bahar dalları
Görülecek güzel günleri müjdeler gıbı
Karamsar gönüllere umut olur bahar dalları
Bir hanenin avlusunda, evin bahçesinde
Ve bir dairenin balkonunda gerilir çamaşır ipi.
Yok yok öfkesinden değil gerginliği, işi gereği
Nasıl taşır yoksa asılan o ıslak, o ağır özlemleri?
Çamaşır ipi doluysa beni tarifsiz sevinç kaplar
Sırtımı dayadığım o koca çınardın,
Gidişin hâlâ içimi sızlatıyor, acıtıyor.
Evin her köşesinde yankılanır Hasan adın,
Yokluğun babam, her gün canımı yakıyor.
Salacak sahilinde durup baktım yine karşıya,
Galata dikmiş gözlerini, aşık olduğu o taş yapıya.
Arada koca bir deniz, dillerinde bitmeyen bir efkar,
Sen bu sevdanın şahidisin, canım Üsküdar.
Kız Kulesi nazlı bir gelin gibi süzülürken suyun içinde,
Hayatın yükünü sezer gibi,
Ağlayarak doğar o masum can.
Lâkin annesinin kokusunda huzur bulan,
İnsanoğluna bahşedilen en büyük lütuftur çocuk.
Biraz büyüyüp konuşmaya başladığında;
Yaş almak bedenseldir, ruhum hep çocuk....
Gençliğin yaşlılığı, yaşlılığın gençliği olduğu yaşta olmakla birlikte, içimde ki çocuğu büyüdügüme bir türlü inandıramıyorum:)
Yaşanmış olan kadar yaşanabilir olanı da yaşanmış kadar saygıyla karşılıyorum
Çıkarsız, hesapsız arkadaşlıklarımı şapka çıkartıp sevgi ve saygılarımla selamlıyorum
Eskiden daha çok yaşamak meraklısıydım, şimdi biraz daha sakin bir hayatı tercih ediyorum. Odamı dolduran şeylerle zaman geçirmek de hayatımı şekillendirdi.
Ben bir deniz sevdalısı balık burcu kadınıyım denizin iyot kokusunu ve yüzmeyi çok seviyorum.
Olur da gelirsen bir gün mevsim kışta
Yokluğunda sayamadım bu kaçıncı zemheri
Isıtıver ayazda kalmış donmuş yüreğimi
Kartopum ol, isabet ettir vur tam kalbimi
Buz sarkıtları erisin, aksın gözlerimin seli
Dört mevsimi görüyorum gözlerinde
Ilık esen bir bahar esintisi gibi
Renk renk çiçeklerle süslenmiş
Bir cennet bahçesi misali
Ailenle, sevdiklerinle birlikte, sağlık ve afiyetle yaşanan her anda,
İyi günde, kötü günde verilen sözlerle, eşinle tek yastıkta.
Bol oksijenli yemyeşil ormanda uzun yürüyüşlerde,
Masmavi deniz kenarında iyot kokusuyla dertleri dalgalara salmakta.
Gün batımı manzarasında, başını güvenilir bir omuza koymakta,
Nehrin kıyısında, salkım söğüt ağacının gölgesine uzanmakta.
Sahi, nedir yaşamak?
Kimi zaman, iyi bir yol arkadaşıyla;
Meraklı bir kaşif, gezgin bir seyyah...
Hayatı tüm renkleri, tüm coşkularıyla,
Dizginleri salıp dört nala,
Koşmak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!