Eski sevdaları saydım, teker teker,
Unuttum sanırken, aklım geri çeker.
Gülerek kalkarken, masadan aniden,
Çalmasaydı keşke, bu şarkı yeniden.
*
Radyoda, inceden çalan bu melodi,
Sanki eski aşkın, sinsi bir kilidi.
Şarkıcı söylüyor, neşen kaçsın diye,
Hüzün sardı beni, acı bir hediye.
*
Bir zaman, saraylar kurdum şu kalbimde,
Şimdi kiracıyım, kendi hislerimde.
Nereden buldular, bu yanık masalı,
Hatırlattı bana, o zalim kuralı.
*
Tam da alışmıştım, yalnızlık tadına,
Gülüp geçiyordum, onun soyadına.
Bir fincan kahveyle, keyfim yerindeydi,
Müzik susmalıyken, birden dile geldi.
*
Bahtiyarım diye, gezinip dururken,
Zamanın çarkına, çomağı sokarken.
Bütün neşem kaçtı, nakarat bitmeden,
Terk edesim geldi, bu şehri gitmeden.
*
Söylesene ritim, kastın nedir bana?
Hüzün zehirini, kattın bu fincana.
Ben tam unutmuştum, kara gözlerini,
Şarkı fısıldadı, acı sözlerini.
*
Ah benim kırılgan, narin tebessümüm,
İki saniyede, düğüm oldu günüm.
Solist avaz avaz, söyler hikayeyi,
Bir damla yaş sildi, bütün o neşeyi.
*
Ne yaramazlıktı, aşka kafa tutmak,
Çok da kolay sandım, sevip de unutmak.
Ne usta oyuncu, ne yetenekliyim,
Görünmez iplerle, geçmişe ekliyim.
*
Uçup giderdim ben, aydınlık günüme,
Aşktan kaçıyordum, bakmadım dünüme.
Eski bir sızıdır, bende kalan yankı,
Çalmasaydı keşke, ah keşke bu şarkı.
Kayıt Tarihi : 5.07.2026 01:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!