Bir kuş gibi uçup gideceğini bilseydim
eğer kanatlarını havalandırıp göçeceğini düşünseydim
önceden dünyanın hoyratça halinden usanıp
özgürleseceğini neşeli vakitlerinin şarkıları gibi
birce söylenirken yelkovan kuşları
geceye gün-de-seydim eğer, ölesiye severdim mahmur
Bir sen varsın adam akıllı
Yol iz bilen
Kapanmış el kapıları
Eskiden
Biri kapıyı kapatırken
Başka biri açıyordu yeniden
Seni yeni bir güne yazdım
günlüğüme
sığmadı yolculukların
seni yarınsız bir düne yazdım
bekleyemedim
güneşin doğuşunu
Ellerimi tutuklasan
kalem yazar sözlerimi
gece coşup gündüz susan
mısra oysun gözlerimi
Demir ayak, mermer masan
duyuyor musun beni Julya
hüznün sesiyle uyandım sabaha
ağlamaklı, beyaz martılar uçuşuyor
denizin kokusuna
karışıyor
müsvedde hayatlar
duyuyor musun hüznün sesini Julya
ağlamaklı
beyaz martılar uçuşuyor
denizin kokusu karışıyor sabaha
müstesna hayatlar yaşanıyor çizik çizik
bembeyaz bir karalama kağıdı yüreğim
Memleket gibidir
Çocuklar
Bazı günlerde
Boğazımızda düğümlenen hıçkırık
Dokunmayın çocuklara
Gülsünler
...
güz altında gözenekleri vardır
geçmiş günlerin
göz altında göz bebekleri
kırılır dalları
yeşil ormanda yalnız ağacın
...
içinden alelacele cıktığımız aşkların
kurbanıyız hepimiz
feri sönmüş lüx ışığı kaçkınıdır gözbebeklerimiz
ana kucağı/eski sevda ocağı/yanar tutuşur elimiz eteğimiz
gözü dönmüş cihan tarihine veresiye yazılır emeğimiz...
Sen
küçük bir çocuğun
bakışlarını seviyorsun ya
o bakışlar kurtaracak dünyayı
tüm kötülüklerden
sevinç gözyaşları dökecek bulutlar yeryüzüne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!