Kentsel Ağrılar - II
belki kuşlar da vazgeçecek kanat çırpmaktan
mavi gökyüzü kararacak
bir gürültü kopacak ardından belli ki
arıların çiçeklere konmadığı bir dünya düşünemiyorsunuz da
Sen yaparsın
Ne sevdaları çözdü ellerin
Okuyup da anlayamadığın
Sen yazarsın
Ne dertli gönüllere dokundu kalemin
Şimdi yoğun geçiyorsa günlerin
Keşif saatinden önceki vakitlerdeyiz
beyaz gömleğim ve ben
ne ile karşılaşacağımızı bilmeden
dünkü davadan
kusurlu
karanlık bir geceden
Bir de cananı bırakıp gitmek zor geliyor cana
sabaha veda ederken akşamın yalnızlığını düşünmek
biçare geceye sarılmanın hüznü de var
ya bu şehirler kaybolacak kalabalıkların içinde
ya da sevmenin başka bir yolu bulunacak
bitsin artık bu keşmekeş
Bütün kibirler mezara
Kötülükler
Şekline şemailine bakılmadan gömülsün günahına
Sevgi yoksunu musun dünya
En güzelinden
Olduğu gibi yer açılsın mütevazı aşklara
kapıları açmak
kolay değil
kilitleri çözmek
pas tutmuş yüreklerde
misafirsen eğer
olduğu gibi kabul edeceksin kirini pasını
Bu sabah
Bir başka bakıyorsun etrafına
Bir gözün küçük
Bir gözün büyük
Bakıyorsun dünyaya
Şu güzelim hayatta
Düşümde gördüm seni
minik
ellerinde
küçük gözlerine sığmayan damlalar
bir şiir okuyorum sana
duraksamadan
Düşerim yola
Bir nisan sabahında
Kiraz ağaçları çiçek açarken sonsuzluğa
Dönerim yüzümü
Maviye
Gökyüzüne
Bir sen gel
Sabah erkenden
Bir de güneş doğsun pencereden
Kırık bir camın arasından
Sız içeriye
Kırık kalpler tamircisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!