Ne gözyaşı
Ne kan
Kurtulacak
İnsandan insan
Ne korku
Ne ürkeklik
Bilen var mı?
Girişini çıkışını dünyanın
Zarar veriyor insan acımasızca hayata
Zaman zaman
Kötü olmadı hiç bir şey insanın olduğu kadar
Hoyratlığından hoşnut kalmadı hayat
İnsan mevsim gibidir aslında Leyla
kış bembeyaz örtüsüyle kaplar üzerimizi
soğuk
insan da öyle değil mi?
sarıldıkça bizi üşütenler vardır
bilirsin
Irgat
Çukurova ırgatlığı sanki seninkisi
ağır mı ağır yükün, sıcaktan değil ki gönülsüz göçün
sevdiğin kadınlar gibiydi ol kızıl güneş
gözlerinde yorgunluğun izi
Yarınlar bizim
Barış, dostluk, kardeşlik için
Kim durdurabilir bu coşkun seli
Güçlüyüz, inançlıyız
Emek bizimdir
Can veriyor hayata işçinin inatçı eli
Yeni uyandım senden ve geceden
Günün etkisi geçmedi hala
Mutluluğa dair şeyler var içinde
Masmavi bir gökyüzü
Dar sokaklar
Keman sesi eşliğinde
Pes etmek yok
dağın öte yüzünde sabahlamış olabilir
sohbete dalmıştır
uzak memleketleri ısitirken
azıcık geç doğdu diye küsülür mü
kızıl güneşe
Herkes
kendi hikayesini yazar gönlünce
kimisi yalnızca akşamı yaşar
ne gündüz vardır ne gece
"Karakolda ayna var, ayna var
Elim giderse heceye
aydınlanır mısralarım
gönlüm düşerse geceye
gün kararır ben yanarım
Kalem açarsa kapıyı
İşim gücüm yok benim
Hayatı anlamaya çalışıyordum sadece
Koşuyordum arkasından
Yetişmek mümkün olmadı
Yan gelip yatıyorum iş güç niyetine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!