Gel de kurtar beni
ilacı yok hasretligin
sensiz
nasıl geçtiğini düşünüyorum zamanın
geçmemiş
belli ki
Can mı kaldı bedende
kurudu aktı nehirler boş yere
gün mü kaldı şu kısacık ömürde
az önce geçti gitti upuzun gece
kimi bekliyor abdal
bir garip
mekan sahibi
gönül kapısı açık değil
dünden
misafirim kendime
uykuya dalacağım olduğum yerde
düşünme beni
...
ok gibi mısraları göndersem o sineye
surları yıkılmaz ise/gedik açılır gölgede
hangi baharda çiçek açıyorsun sevgili
bahçıvan da şair olmuş girmiş saklı bahçeye
Hanna'ya Mektuplar
Sen mektuplarını yolla, ben okurum vakit buldukça
varsayalım ki ucu görünmeyen bir zaman tünelindeyim ve sonunda sen varsın
bir hayli geçmiş zamanın yükü unutulmuş üzerimde
varsayalım ki yorgunum, epey yorgunum bu şehr-i İstanbul'da
Haram değil
Bu mısralar
Bir sevda mırıldanıyor
Gizli gizli
Sakınacak ne var sanki
Ne sıralıyorum dizeleri uzun uzun
Siz hiç kötülüğe karşı durdunuz mu? ağıtlar yeşermeden/daha
filiz vermeden
kimsenin
aklı ermeden/akıntıya karşı yüzdünüz mü?
Bayım ellerinizden kan damlıyor diye uyardınız mı?/kimseyi/geç de olsa
bir katili...
Sevgilim
Harikasın bugün gözlerimde
Ne güzel günler
Geldi geçti
Ömrümüzden
Hiçbiri seni geçemedi
erkenden
bir göz kararması vaktinde
gel yanıma
usulcacık
bedenime yorgunluk düşmeden
gel
Aradan bir hayli zaman geçti
sesini duymayalı
uğruyor musun geçtiğimiz yollara
martılar uçuşurken
sessizliğe bürünüyordu rıhtım
aklımın ucunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!