Hanna'ya Mektuplar
Sen mektuplarını yolla, ben okurum vakit buldukça
varsayalım ki ucu görünmeyen bir zaman tünelindeyim ve sonunda sen varsın
bir hayli geçmiş zamanın yükü unutulmuş üzerimde
varsayalım ki yorgunum, epey yorgunum bu şehr-i İstanbul'da
Haram değil
Bu mısralar
Bir sevda mırıldanıyor
Gizli gizli
Sakınacak ne var sanki
Ne sıralıyorum dizeleri uzun uzun
Siz hiç kötülüğe karşı durdunuz mu? ağıtlar yeşermeden/daha
filiz vermeden
kimsenin
aklı ermeden/akıntıya karşı yüzdünüz mü?
Bayım ellerinizden kan damlıyor diye uyardınız mı?/kimseyi/geç de olsa
bir katili...
Sevgilim
Harikasın bugün gözlerimde
Ne güzel günler
Geldi geçti
Ömrümüzden
Hiçbiri seni geçemedi
erkenden
bir göz kararması vaktinde
gel yanıma
usulcacık
bedenime yorgunluk düşmeden
gel
Aradan bir hayli zaman geçti
sesini duymayalı
uğruyor musun geçtiğimiz yollara
martılar uçuşurken
sessizliğe bürünüyordu rıhtım
aklımın ucunda
Herkes seni kalas bilir
Ben seni havas
Yüzüne bakar giderler hiç durmadan
Ben girerim kapından içeri
Ne kalas kalır ne de havas
Sen inceldikçe ben sarılırım
Benim kocaman hayallerim yok
yaşanmışlıklarım var
benim küçük küçük mutluluklarım var
benim var olanlarım var
olmayana hevesim yok
bir avuç dolusu sevgi olsun yeter bana
Yalanım yok
Hepsi sana söylediklerim gibi
Kimseyle de konuşmuyorum artık
Anladı herkes
Söylediklerimin bu dünyaya ait olmadığını
İnandıramadım hayallerime
Kavgası da
sevdası da
ne bir eksik olsun
ne de bir fazla
ne bir yalan olsun
ne de bir yanlış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!