Karbeyaz
Geride kaldı bulutlara sevdalı ilk yaz
Elinde su testisi yürüyor yaşlı kadın ağır aksak
Buruk mor, karşılıksız sevgi ve tümüyle sessizlik
Kanat çırpıyor göçmen kuşlar hala
Sarıdan kırmızıya çalan bir Kasımpatı, Krizantem
İlk günden beri
Severim
Üçünü de
Suyu severim
Yudum yudum
Kaşık kaşık yoğurdu
Seni düşündüğüm anların
en uzak
coğrafyasında
naylon çevrili pencerelerden
öyle bir şehre düşsem
soğuğa tutsak ellerimizde ve yasaklı
Hava sisli
Çiğ düşmüş yerlere
Hemen
Karşı camın arkasındayım
Görüyorum seni buğulanmış karşı pencereden
Ayağımda prangalar
Karşılaşma
Nasıl anlatayım ki kendimi sana
Biliyorsun attığım adımı, anamla babamın sevdasından soyadım
Yaşı sorulur mu cana canana, sencileyin yaşıyorum işte yeri göğü, ne alâ
Günden geceden türlü teklifler aldım, çokça
“Kar yağınca mikroplar ölür” derler,
Ne büyük yalan,
ölmüyorlar son düzlükte
“Efkar dağılınca göçler azalır” derler,
Hiç duymadım, bunu da ben uydurdum işte;
Sırf bu soğuğa bir örtü olsun diye.
Bencilliğinden
Uzakta
Katıksızdı insan
Kör olmamıştı gözleri
Vazgeçmemişti saflığından
İlle de
Asıl sana söyleyecek sözlerim var
Prometheus"ten önce
Bir varabilsem
Geleceğe
Senden önce
Diyeceklerim var geçeceğin yollara
Düşünsene sen doğmuşsun bir kere
sevince boğulmuşsun
bir de çırak aranıyormuş ki şehirde
kilit tutmazmış fabrikanın kapısı
milyonlarca
emekçi doğmuş senin gibi
Sen uyurken
Ben yazarım yokluğunda
Kelimeler yitirmez anlamını
Bir bilsem
Nasıl uyandırırım seni
Öylesine vurgun sevdam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!