duyuyor musun hüznün sesini Julya
ağlamaklı
beyaz martılar uçuşuyor
denizin kokusu karışıyor sabaha
müstesna hayatlar yaşanıyor çizik çizik
bembeyaz bir karalama kağıdı yüreğim
Memleket gibidir
Çocuklar
Bazı günlerde
Boğazımızda düğümlenen hıçkırık
Dokunmayın çocuklara
Gülsünler
...
güz altında gözenekleri vardır
geçmiş günlerin
göz altında göz bebekleri
kırılır dalları
yeşil ormanda yalnız ağacın
...
içinden alelacele cıktığımız aşkların
kurbanıyız hepimiz
feri sönmüş lüx ışığı kaçkınıdır gözbebeklerimiz
ana kucağı/eski sevda ocağı/yanar tutuşur elimiz eteğimiz
gözü dönmüş cihan tarihine veresiye yazılır emeğimiz...
Sen
küçük bir çocuğun
bakışlarını seviyorsun ya
o bakışlar kurtaracak dünyayı
tüm kötülüklerden
sevinç gözyaşları dökecek bulutlar yeryüzüne
Hiçbir kötülük süremez
Sonsuza kadar
Hükümsüzdür karanlık sayfalarda yazan yazılar
Aydınlansın karanlık odalar
Hüzün dolu
Kifayetsizdir çığlıklar
gel yanıma
öpeyim seni akşam olmadan
korkarım
geceye bırakmaktan
hayatı
sevmek zor
Farkın yok kimseden diyemiyorum sana
Farkın var
Değilsin gücünün farkında
Bilgisayar klavyesi, makinaların gür sesi
Bir miting alanında atılan
Tek bir sloganın sesi yeter
Faili meçhul sabahın kızıl saçlı güneşi
dağ yeşilim, böğürtlen bağım, mor menekşem
avuçlarından içtiğim su demdir bana
gözlerinin ahusu hükümsüz
sevmelerinin çıkarsaması günsüz
gecesi delil karartma
Aşk nedir?
elinden alınan herşey değil midir?
bir çocuğun oyuncağı mesela, aşk değil midir?
gözyaşı dökmüştür
sevmiştir, bağlanmıştır, koynuna alıp uyumustur geceler boyu
ilk onunla uyanmıştır sabaha, annesiyle birlikte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!