hava zehir kokuyor
biz bu dünyaya ait değiliz Milena
içimize çekiyoruz dünyayı
kıyasıya
kayboluyor insan günün telaşında
kafasını kaldırana aşk olsun
Duydum ki
senin de
Mihrimah Sultan'ların varmış
taşı sıksan suyunu çıkaracağın uğruna
bir sen değilsin
sevda yorgunu
...
iş diyorum iş/aş diyorum aş/hala gözün dalgalarda
güç diyorum güç/koş diyorum koş/hala yatıyorsun kumsalda
aşk diyorum aşk/o da lazım ya/tabana kuvvet sarılıyorsun sevdaya
ben sana hiç diyorum/bundan sonra/ne halin varsa onu gör Mualla/Murtaza...
Bir tren kalkıyor istasyondan
sen
geliyorsun aklıma
bir gemi yanaşıyor limana
ne zordur ayrılıklar...
ne karanın hayrını gördük
Dışımızda kapkara bir dünya ve heybemizde ümit
Sen güzel günlerin habercisi, hüzünlü gecelerimin tesellisi
Gözlerimi alıp da götürdüğün yetmiyor mu sana
Bir de yüreğime gözünü dikmişsin, onulmaz sevda...
Her arefenin sonrasında bir bayram havası çöker üzerimize
Mırnav
İkincisinde ev kedisi olarak geleceğim dünyaya
bu sefer olmadı ya
bir dahakine, herkes dışarıdayken ben içeride olacağım
aman canım
Misali
Akşama sırtını dönenlerle
güneşi yüreğinde
hissedenlerin arasında kalır vakitsiz gün
Bir yanıyla güneşin sofrası olur gezgin sözler
Mısralara sevdalanmış
Yüreğim
Eski zamanlardan
Gönül okuyor
Kalem yazıyor
Şairin aşkı şiir besbelli
Sevdiğin her an bir moladır, duraksama
Sarıldığın mavi gökyüzü, kızıl güneş
Deniz kenarında beklemektense
Boşu boşuna
Sevgilinin
Al yanağında dudak tembelliğini severim ben
Kısa Bir Mola
Senden geriye bir şeyler kalmıştır mutlaka
sararmış peynir, demli çay, bir dilim ekmek mesela
uzun yürüyüşler ardından
kısa bir mola




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!