Kader mi desem yazı mı,?
Bilmem ki bunun adına.
Boş ver yürek sızımı,
Aldırma kırılan umutlarıma.
Yeter ki sen mutlu ol dünyan da,
Bense yine yaşarım
Gözlerimde sakladığım düşler götürür beni,
Denizler ötesi ülkelere.
Yoldaşım sen olursun,
Sen olursun diğer yarım.
Filizlenen umutlarım,
Sığındığım limanım,
Yasemin kokardı geçtiğin sokaklar.
Saçların kırmızı kaldırımlara düşerdi.
Hırçın dalgaların sesini duyardım,
Başımı, göğsüne her yasladığımda.
Güneşim olurdun gülümsedikçe.
Uzansam, yıldızları tutardım.
Hayat yarına yolculuktur hep, birey açısından. Bu yolculukta zaman zaman yolunuz başka yollar ile kesişir yada bu yolculuk anında yol üstünde yaşama dair bir çok olaylar gözlemler bu olayların sizi etkilediğini hissedersiniz. Bir bakmışsınız ki kapılmışsınız sizde bu sihirli akıntıya. Sürüklenmektesiniz birlikte etrafınızı saran yaşama dair nesneler içersinde. Bu yüzdendir her yeni günün yeni olgulara gebe oluşu. Bu yüzdendir ki her yeni günün insanın karşısına yeni sürprizler ile çıkışı.
Yusuf AYMELEK kardeşimle benim yolumun kesişmesi, 2008 yılı Mayıs ayının sonlarına rastlar. İlçe milli eğitimin, bir ilkbahar şiir dinletisi gecesinde; ben de, kütüphanedeki arkadaşların “birkaç yazar arkadaşınızla imza masası açar mısınız” tekliflerine istinaden kitaplarımızla hazır bulunduğumuz gecede yolumuz kesişti Yusuf kardeşimle.”Şiir kitabı olan bir arkadaşla tanışmak istiyorum” diye sorunca konunun muhatabı olan ben “şiir yazıyorsunuz galiba “ diye sormuştum. Ayak üstü kısa sohbetimiz sonunda, Kuzdere ilköğretim okulunda öğretmen olduğunu iki yıldır burada görev yaptığını şiire sevdalı bir gönül yolcusu olduğunu öğrenmiştim.
Örgencilerin ve öğretmenlerin şiirler okuduğu gecede Yusuf öğretmenin kendi sesinden kendi şiirini dinleme olanağım olmuştu. Programdan sonra da sohbet ettik. Şiirlerini bir kitapta toplama düşüncesinin olduğunu da söylemişti o gece. Böylece arkadaşlığımız başlamış oldu. Daha sonraları, şiir köşesi yaptığım Kemer Gözcü gazetesin Şiirsel Yolculuklar köşesinden Yusuf öğretmenin bir çok şiirlerini okuyucular ile paylaştık. Zaman zaman sohbetlerimizde kitap yayınlama isteğinden bahsetti sık sık. 2009 Başlarında yayınlanması konusunda da fikir birliğine varmıştık. Yalnızlığımın Dişisi’nin siz okuyucuya uzanan yolculuğunun başlangıcı o günlere dayanır.
Yusuf AYMELEK şiirlerinde, kendine özgü anlatımı ile ebru sanatı estetiğinde, çok farklı duyguları bulacaksınız. Şiir şairden bir kesit olduğu kadar okuyucudan da bir kesittir her zaman. Bu yüzdendir okuyucunun elinde tuttuğu kitapla bütünleşmesi, bu yüzdendir okuyucunun kitaptaki şiirlerde kendini bulması. Bu yüzdendir aynı duygu sağanağında ıslanan yüreklerin yağmur damlaları gibi bir biri ile birleşerek bir ırmağa dönüşmesi ve bu ırmağın okyanusa yolculuğu.
Sorgulayan, geçmişi analiz eden ve zaman zaman; ”Yalnızlıkların dağıtıldığı acıları, yüreğinin her zerresinde hissederek”, kendini sorgulayacak kadar öz eleştiri içersinde duygularını ifade ederken gönül alemini masaya yatıran, bir laborant titizliğinde analiz eden, bireyi olduğu toplumu mısraları arasına resmeden arada insan portreleri çizen bir ressam edasında toplumdan kopmayan bir şair Yusuf öğretmen.
Şair diyorum çünkü, benim şiir anlayışımda farklı anlatımların sahibidir şair. Şair imge yüklü kelimelerle anlatır duygu ve düşüncelerini. O‘nun yaşadıklarında her zaman sıra dışılık vardır ve anlatımı da sıra dışıdır her zaman.
Acımasızdı hep zaman.
Kendine oynadı her zaman.
Tutmak istedikçe avuçlarımızda,
Eriyordu durmadan.
Kahır dökülüyordu tane tane
Gönül toprağımı çöle çevirdi
Ufkuma zamansız doğuşun senin
Sokaklara har’a dile düşürdü
Bahçemde zamansız açışın senin
Engel tanımayan sele benziyor
Damarlarımda ki
Zehirsin sen.
Ömrümden kopan her gün,
Daha çok yayılıyorsun
Bedenime.
Korkuyorum,
Baharı yaşarken ömrüm
Nisan yağmurlarım oldun şimdi
Bozkıra bezenmiş kır çiçekleri
Serçelerin özgürlük türküsüydüm
Arının polenli dudaklarında aşkın tadı
Güneşe benzerdi günlerim
Öksüz gibi boynum büktün
Viran ettin yuvam yıktın
Hançer vurdun kurşun sıktın
Bayram eyle sevin şimdi
Aşkımıza çabuk doydun
Sen gönlüme sultan eş mi olurdun
Sevmeseydim seni canımdan da çok
Ömrümce hep bana düş mü olurdun
Sevmeseydim seni canımdan da çok
Savrulan saçların neye yarardı




-
Mustafa Ceylan
-
Mustafa Ceylan
-
Mustafa Ceylan
Tüm YorumlarBOLAT ÜNSAL’ın ŞİİRSEL YOLCULUĞU
-Tahlil-
Mustafa CEYLAN
BİR ŞİİRİN RUH KÖKÜ
“BEŞ PARA BİLE ETMEZSİN
Sen aslında
Beş para bile etmezsin.
Bakma uykusuz gecelerime.
Aldırma hiç boşuna
Yatağımın yalnızlığına,
Saçlarının yastığıma düşmeyişi ...
BOLAT ÜNSAL’ın ŞİİRSEL YOLCULUĞU
-Tahlilin Devamı (2)
Mustafa CEYLAN
BİR ŞİİRİN RUH KÖKÜ
….
Şair, “sen aslında” derken, kendisini daha önce “yanlış görmüş-bilmiş ve hissetmiş” olduğu sevgiliye gerçeği haykırmaya çalışsa da, kendisine – kendi yüreğine hitap etmektedir ...
BOLAT ÜNSAL’ın ŞİİRSEL YOLCULUĞU
-Tahlilin Devamı (4) (Son Bölüm)
Mustafa CEYLAN
BİR ŞİİRİN RUH KÖKÜ
…
Ahmet Kutsi Tecer “Nerdesin” başlıklı şiirinde;
Geceleyin bir ses böler uykumu
İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu ...