Gecelerde anlamaz ki beni,
karanlık sarmış dört bir yanı,
şu gönlümdeki yara,
yılların sesiyle büyür sessizce,
sensin tek çare,
bir nefes gibi, bir umut gibi,
Sözde kalabalık bir yerdi dünya,
insanlar konuşur, sokaklar dolup taşar,
gülüşler yankılanır, eller omuzlara değer.
Ama hepsi bir sis perdesiymiş meğer,
eninde sonunda yalnızlığı öğrenir insan.
Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İlkinde korkulara sarıldım, ama ikincisinde cesur olurum.
Daha çok gülümserdim, neşeyi bulur,
Gölgelere saklanmak yerine, güneşe dokunurdum.
Daha çok şarkı söylerdim, her anı neşeyle dolu,
Telaş etme, bazı dağlar bahara geç kavuşur,
karı ağırdır, yolu dardır, sessizliğe alışır.
Her tomurcuk vaktini bilir, acele etmez,
güneşle bir gün mutlaka
aynı hizaya düşer.
Binlerce evin olsa,
Hepsi bir gün kovacak seni.
Kapılar kapanacak yüzüne,
En sadık evin…
Toprağın koynunda bir mezar olacak.
Telaşa gerek yok,
hayat akıp gidiyor.
Sular nasıl bulursa yolunu,
biz de öyle,
bir sağa bir sola savrularak.
Ayaklar baş olmuş, devrilmiş düzen,
Ne hikmetse susmuş aklı bilen.
Bağrında bir sancı, geçmişten gelen,
Vaktin aynasında suret kaymışlar.
Başlar asılmış, darağacı suskun,
Bir gülüşünle baharlar gelirdi,
Şimdi ise karanlık çöküyor geceme,
Vurdun hançeri, ama kalmadı kinimde,
Sevgim öyle büyük ki, her şey affedilir de.
Sensizlik bir yel gibi eserken içimde,
Titrer ruhun, kırılır sessizce,
Geceye düşen bir yıldız gibi,
Sözlerin yankısı kalır içimde,
Sustukça çoğalır sancı gibi.
Bir bakışın ardından yel eser,
Huyumu yediler,
Suyumu kuruttular,
Hakkımı hiçe saydılar,
Gülüşümü soldurdular.
Neşemi çaldılar avuç avuç,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!