Gelmenin vakti olmaz,
Aklına geldikçe gel, olur mu?
Bir sabah serinliğinde,
Yağmurun sessizliğinde,
Ansızın kapımı çal.
Helali haramı bilmeyen,
ne gelirse yutan var.
Dilinde ayet döndürüp,
gönlünde şeytan satan var.
Cebinde kul hakkı dolar,
Şu dünyanın sefasını süreni var mı,
Bu dünyaya gelip de kalanı var mı?
Gönlünü hoş tutan, gamdan arınan,
Yel gibi esip de duranı var mı?
Gün gelir her nefes döner bir ah’a,
Doğru diye çıktım uzun yollara,
Meğer yolda pusu, tuzaklar varmış.
Adam sanıp yaslandığım dağlara,
İlk rüzgârda çöken kazıklar varmış.
Tok olan açların hâlini bilmez.
bir gün başımda sevda rüzğarları eserse,
deli deli fırtınalar yaşanırsa yüreğimde,
eğer gün gelirde adım karışırsa sevdaya,
al bir yudum özünden sende iç.
yaşamın kızıl toprağı olmuşsa ölüm
ölüm dediğin yaşanmamış sevdaların bekcisi
Zindan içinde ebedi bir gölge,
mahşerin kapısına dayanır sesim.
Haşa, bu feryat bir rivayet değil,
sinemi delen selvi gibi derin.
Aşk, narin bir mabet,
Karanlık bir sokakta,
Bekler çocuk usulca.
Sevda düşmüş kalbine,
Dünya sığmaz gözüne.
Hayal kurar sessizce,
Sevip sevebileceğimiz biri lazım,
Yormayan, eksiltmeyen,
Sessizliğimizden bile anlayan biri…
Kavgayı büyütmeyen,
Gururu kapının dışında bırakan,
Ben seni severim sevmesine de,
Seni sevmek çocukluğum gibi,
Ne toy bir gülüş ne de masum bir düş,
Sen de bir yanım, onda diğer yanım.
Avuçlarımda eski bir oyun sesi,
şehre karanlık çöktüğü vakit
evlerin ışıkları bir bir yanar
ve benim içimden bir hüzün gelir
gider sevgiliye doğru.
Çorum/30.08.2006




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!