Günler dökülür bir yaprak gibi,
Gece örter üstümüzü sessizce siyahı.
Bir nefes yetmez anlatmaya hayatı,
Konuşmak isterdim, kalmadı zaman.
Rüzgâr savurur dünün izlerini,
Kalsam kalınmıyor, gitsem olmaz,
tutunduğum dallar kırık, yollar yasak.
Bir yanda düşlerim var, solgun ama sıcak,
bir yanda ağır bir boşluk, varlığı yoklukla aynı.
Bir adım atsam, geri çeker beni gölgeler,
biliyorum,
sana gelen yollarım hep kapalı.
kalbimde hasretin,
bir dağ gibi,
ağır yaralı.
üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni.
Ölüm hiç de güzel değil,
Ne sabah var ne akşam,
Karanlıkta kaybolur her gül,
Bir zamanlar açan, şimdi yitip giden bahçem.
Küskün gökyüzü, suskun yıldız,
Her gece isyanım,
Gündüz varımsın.
“Helalimsin” dedin,
Artık yokumsun.
Sana dedim sevdam,
ben böyle havaları severim,
suskunluğun çaya karıştığı saatleri.
gökyüzü biraz küskün,
yeryüzü biraz yorgun olsun isterim.
ben böyle havaları severim,
Bazen isyan ediyorum, ne olur sen günahtan sayma,
Dertler ağır geliyor, düşüyorum karanlıklara.
Kelimeler dilimde birer kor gibi yanıyor,
Sabır dedikçe gönlüm biraz daha kanıyor.
Sorular var içimde, cevapsız, suskun, serin,
Küfrümü süsledim kelam eyledim,
Hasretle yanıp yolunda bekledim.
Sensiz mecnuna döndü eski sevincim,
Bu benim feryadımdı, isyan sandınız.
Gözlerimde umutla biriken yaş,
iyiyim demek alışkanlık yapmış dilimde,
bir cümleyle yama yapıyorum günlere,
içimde dökülen telleri görmeden.
gözlerim bazen o kadar uzak ki kendime,
düşen yapraklar gibi izliyorum zamanı;
Sorsan iyiyim,
belki biraz eksik, belki biraz yarım.
Görsen yüzümde bahar, içimde kış kırgın.
Bir selam bırakırım yollara,
yürür giderim sessizce.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!