Neyin var, diye sorarlar her sefer,
Kendimle bile etmem artık sefer.
Ne varsa dert olup içime düşen,
Susar, derinlere atarım keder.
Yüreğimde saklıdır her bir yara,
Herkese aynı değilim,
Yüzümde bin hâl gizli.
Beni kimden dinlediniz,
Ben bile tam bilmezdim ki.
Yorulduğun yerde kendine yaslan,
Taşı da sen, tuğlası da sen.
Hayat dediğin ince bir yoldur,
Düzü de sen, yokuşu da sen.
Kimse bilmez derdini senin kadar,
Bazen her şeyini sunarsın,
Yüreğini, düşlerini, en derin yaralarını,
Ama olmuyorsa, olmaz.
Olmuyorsa, tüm çaban rüzgara savrulur,
Bir boşluk kalır avuçlarında,
Sessiz, ağır, ve içe işleyen.
Keşke gelebilsem de yollar dar olmasa,
Hasretin yüreğimde bir dağ kadar olmasa.
Bir adım atsam sana, düşer miyim bilinmez,
Keşke gelebilsem de keşkeler hiç olmasa.
Rüzgârla göndersem de kelimeler yetmiyor,
Beklentiler umut olur gönülde,
Bir ışık yanar dağılmış gönende.
Bir hayal tutarsın sabırla elde,
Ama… keşkeler çok can yakar usta.
Bir “belki” sarar yılları usulca,
Kim bilir,
hangi sokakta kaldı adımlarımız,
hangi yağmurda eridi umutlarımız,
hangi rüzgarda savruldu hayallerimiz.
Kim bilir, belki de hiç dönmeyecek gidenlerimiz.
halbuki ben seni seviyorum,
içimden, sessizce, derinden…
sana her baktığımda
bir dize düşüyor yüreğimden.
kim demiş şiir yazdığımı?
Deli gönül, kime çatar sözlerin?
Bir nefeslik canın, mezarın mı var?
Doğru desen düşman olur eğriler,
Eğilip bükülecek mecalin mi var?
Hak dediğin ucuz mal pazarda ,
Suratını asıyorsun,
Selamıda kesiyorsun,
Bunca kabahatin varken,
Bir de sen mi küsüyorsun?
Ne kolaymış darılmak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!