Gözümden aksın yaşlar, durmasın artık benim,
Niye gizleyeyim ki, saklamam başım benim.
İçtiğim kan gibidir, her lokmam dert ve hüzün,
Gönül ocağında pişer, çeşit çeşit aşım benim.
Gözyaşımı sana verdim, ziyan etmeyesin,
Çünkü bu gözyaşımın müşterisi hayattır, bilesin.
Her damlasında saklı, bir ömrün izleri,
Sakın ha kırma, incitme o hisleri.
Sevda yolunda düştüm, kalktım kaç kere,
Sofran doluysa nimetle, kapın dostla çalınır,
Meclisin neşeyle doluysa, her dert unutulur.
Varını yoğunu yitiren bilir, ahın kıymetini,
Tok olan insana fakirin hali masal gibi gelir.
Bahtın yüceyse eğer, yollar gül döker sana,
Güldün,
ve başladı hikaye.
Bir ışık doldu gözlerime,
yeni bir sabah gibi doğdun içime.
Hiç planlamadık,
İnsan insana yükümüş meğer,
Ben gönlümü yüklemişim boş yere.
Bir kelam eder, dağları deler sandım,
Meğer suskunlukmuş her hece.
Zahmet ettim,
Kiminin nefesi var, yaşamak nasip değil,
Kiminin gölgesi var, ışığında diri değil.
Acısını saklayıp susarak gülende var,
Yüreği kan ağlarken, gülerek ölen de var.
Kiminin derdi gece, gündüzü görünmez,
Çocukların gömüldüğü bir dünyada,
Bahsetmesin kimse mutluluktan.
Biz mutluluğu,
Çocuklarla birlikte gömdük toprağa.
Gözyaşları akarken toprağa,
biz çocuk olmadık hiçbir zaman,
çocuklar içinde hiç oynamadık ki.
koşup düşmedik çimenlere,
avuçlarımızda çamur yoğurmadık.
onlar bir gülüşte dünyayı döndürürler,
çocuktur isyanım,
bir yanı umut,
bir yanı hüzün…
dizlerim yara içinde,
yüreğim suskun.
Çöp kokan gönülde işin ne senin,
Gül arayan bülbül, dikenle yanar.
Pas tutmuş kalpte işin ne senin,
Sevgi bilmeyende umut ne arar.
Arı, bal götürür temiz çiçekten,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!