Dert yağmuru yağdı yine gönlüme
Yollar hep karanlık, umut solgunum
Ne bahar geldi ne güneş yüzüme
Sevdayı unuttum, hüsran doluyum.
Yâr diye sarıldım bin bir yalana
Düşünsene,
sen onu seviyorsun, o başkasını.
Kalbin bir uçurumdan düşer gibi,
her gün yeniden kırılıyor içten içe,
ama kimse duymuyor sesini.
Adını anarsam, dilim tutulsun,
Elini tutarsam, elim kırılsın,
Gözüne bakarsam, gözüm kurusun,
Gönlümde acılı mazi bıraktın.
Geceler karanlık, düşler yaralı,
Yürürken aklına geleyim,
ansızın sızlasın için.
Bir taş değsin adımı anımsatıp,
kalbin kısa bir yol yapsın bana doğru.
Bir durakta rüzgâr adımı fısıldasın,
Adı bende saklı,
Arşa çıkmış ihaneti…
Sana bir söz söylesem,
Kelimelere ihanetim olur.
Sustum.
Ya ölmeli cellatlar,
Kapanmalı karanlık defterler,
Ya da hiç doğmamalı çocuklar,
Hiç yazılmamalı acı hikayeler.
Aynı evrende yaşamamalı,
kaybetmem,
öyle ciddi seviyorum işte,
bir daha bulamam gibi,
ya da bulsam bile, seni sen gibi bulamam gibi.
Bu sevda öyle derin,
Çık gel karanlığıma,
Güneş sanıyorum gözlerini.
Öyle mutlu oluyor ki kalbim,
Silip atıyor tüm kederini.
Her gelişin bir bahar sanki,
Ecel, ince bir rüzgar gibi,
zarifçe dokunur hayata.
Zaman çıldırmış bir yolda koşar,
sevda ise,
vuslata varmayan bir hüsran masalı.
Dipsiz kuyularda kayboldu neşem,
Yüzümün güldüğüne aldanmayın.
İçimde yangınlar, dumanı tüter,
Közümün söndüğüne bakmayın.
Dert yükü omzumda, yolum taş dolu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!