Konuşmakla arlanmaz arsızın dili,
Doymaz mala, mülke hırsızın eli,
Çürümüş temelden kokar her hali,
Çıkar için vicdan bozanlar gördüm.
İnsanlık payını almamış nice,
Makam kapısına kilit mi koydun,
Parmak izinden bir dünya kurdun,
Ne sandın kendini, göğe mi durdun?
Hani ölüme çare bulaydın ya!
Dönmüş başkanlık bir sır işine,
Bir bayrak dalgalanır her ufkunda,
Gök mavi, toprak ana, yürek bir.
Aynı güneş ısıtır doğusunda,
Batısında aynı umut, aynı dil.
Dağ da bizim, taşda,ova da,,
geceye ay düşer,
gönlüme sen,
aklım almıyor,
bu nasıl özlem?
sessizlik büyür odada,
Geceye ay düşer, gönlüme sen,
Aklım almıyor, bu nasıl özlem?
Her yerde sen varsın, her nefeste sen,
Hasretin dolanır içimde ne olurdu gelsen.
Yıldızlar suskun, zaman ağır,
Topraktan yoğurup canı verdin sen,
Verip de neylersin, bundan sana ne.
Aklı ile yolu seçsin dedin sen,
Seçip de şaşarsa, bundan sana ne.
Ateşi yakmışsın köz diye durur,
Aslında böyle hayal etmemiştim ama,
Olsun, öyle pat diye ulaşılır mı hayallere?
Zorluk çekmek lazım, düşe kalka,
Hayatın sınavları var her köşe başında.
Ne insanlar tanıdım, neler yaşadım neler,
hep aklıma geliyorsun,
gördün mü !
senin de gidecek başka yerin yok.
tutunacak başka bir dalın,
sığınacak başka bir limanın.
ey sevgili,
Çekmeyen bilmez aşkın sırrı halini,
Yar yolunda sürer canın malını,
Hakk’ı seven çeker vuslat halini,
Can ağlar, gönül ağlar, yol ağlar.
Her nefeste arif çeker figanı,
Kardeşim dedi diye kıyılıyorsa bir cana,
Ne anlamı kalır dilde kalan duâna.
Bir gülüşün bedeli ölümse eğer,
Ölenin yaşı sorulmadı,
Sorulmasın vuranın da…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!