Dost vefayı, yar sevdayı bilmemiş,
Gönül yol gözlemiş, beklemiş nafile.
Bir çift güzel söz yeterdi oysa,
Ne dosttan selam var, ne yârdan haber.
Ateşe atılmış bir kor gibiyim,
Sana duam olsun,
iyiymiş gibi görünmeye mecbur ol.
Sevinçlerini ödünç al başkalarından,
Gülüşlerin yüzünde dursun,
içine hiç uğramasın.
Yüzümü tebessüme hasret ettiler,
Dünümü ziyan, yarınımı zehir ettiler.
Yıkılır diye beklediler, hep gizlice,
Her düşüşte kalktım, daha da güçlüce.
Sanırlar ki umut söner bir anda,
Heves işte, gelip geçici,
Bir rüzgâr gibi, tutamazsın.
Aldanma ışığına,
Altın sandığın kumdur aslında.
Kırma kalpleri,
Tam sevecektik,
durmadı, gitti.
Bir rüzgar gibi esti yanımızdan,
dokundu geçerken,
ama kalmadı.
Bir sessizlik düştü gecenin koynuna,
Ay bile saklandı karanlık boynuna.
Yüreğim bir ağıt, dilimse lal,
Hangi rüzgar savurdu beni bu masala?
Zamanın elleri soğuk, keskin,
Sevgiden gayrı yola, sapma gönlüm, saparsan,
Gönül yarası derin, telafiye kalırsan.
Niyetin saf olmalı, kalbin açık ve derin,
Hakk’ın yolunda sabır, dostluğunla hep varsın.
Kırdığın gönül kadar, düşer üstüne gölge,
İçimden geldiği gibi sevdim seni,
bir rüzgârın savurduğu yaprak kadar doğal,
bir çocuğun gülüşü kadar hesapsız…
Ne sakladım, ne çoğalttım;
kalbim neyi söylediyse
onu bıraktım yollarına.
Değişmem dersin,
Sonra bir gün biri gelir, sessizce,
Bir bakmışsın, hayatına dokunmuş,
Her şey ters düz olmuş bir anda.
Hani üzülmem diyordun ya,
Bir bakmışsın, özlem dolmuş gecelere,
Tabutum omuzlarda ağır ağır yürüsün,
Dünya dediğin misafir, bırakıp gidilsin.
Ne çiçekler dizilsin, ne alkış yükselsin,
Bir avuç hak dostuyla ismim dua bilinsin.
Ardımdan konuşmasın ne servet ne de ünüm,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!