Bir nefis uğruna dünyaya mağrur olma ey deli gönül,
Bir gün seninde kafesinden eksilir nefes,
Hiç bitmez sanarak eyleme zevki sefa,
Gün gelir taht dediğin olur yerle yeksan.
Kimler geldi geçti koca dünyadan,
Talihe yok bir lafım, kaderde yazı,
Mahşere kalsın ahım, geçmez bu sızı.
Düşmüşüm bir sevdanın ateşine ben,
İstemem dünyada ne baharı, ne yazı.
Vakit geçer, umutlar döner yaprağa,
aklımdasın diyen balıklar,
sessizliğimde yankılar var.
ömrümsün diyen kelebekler
anılarıma renk katan izler var.
düşlerimde yol alırken
Aklım sende kaldı,
Gittiğin sokaklarda,
Adını fısıldayan rüzgârda,
Bir de hiç dönmeyecek zamanlarda.
Ellerin avuçlarımda eksik,
Ne mezhebin alçak, ne sözün kaltak,
Sözünün edebi yok, dilinde nifak.
Ben mertin yanındayım, eğilmem korkarak.
Senin dilin karanlık benim sözüm şafak.
Sen şiir yazdım san, ben koku aldım,
Hayat bir duvar, sert ve soğuk,
Dostluk dediklerin çoğu bir oyun.
Geceler ıssız, yollar yokuş,
Ne yaptımsa olmadı, hepsi boş.
Hüzün dolu bir akşam yine,
Saçımın akına bakıp aldanma,
Yılları sırtıma aldım, giderim.
Dizimde derman yok, gözümde nem var,
Dertlerin içinde kaldım, giderim.
Yüzümün güldüğüne aldanma sakın,
Anlatsam dinlemez sözden sevdayı.
Gün gün ömrümden payı götürdü.
Ben yâr sandıkça kesti vefayı.
Kaderim zalime yolu götürdü.
Canım dedim, can evimden vurmuş.
Arada gözlerim doluyor,
Ama merak etme… hallediyorum.
Bir yanım suskunluğa alıştı,
Diğer yanım seni özlüyor, gizli gizli.
Bir çay demliyorum mesela,
Geçti, gitti dedim,
gitti ama geçmedi.
Sözler sustu, izler kaldı,
zamana bıraktım herşeyi.
Anılar, sanki dün gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!