neye dokunsan,
bir izi kalır avucunda,
neye yönelsen,
yarısı hep senden uzakta.
bir şeyleri severken,
Hayat böyle işte,
gülü sevsen dikeni dert,
geceyi sevsen gündüzü dert,
beyazı sevsen siyahı dert.
Her sevda bir yük, her seçim bir yara,
Haykırsam rüzgâr taşır mı size,
Sözlerimdeki derin sızıları ?
Tutabilir misiniz,
Düşen hüzünleri avuçlarınızla?
Anlamazdım sessizliğin böyle gür,
Hazan vurdu, kırıldı dallarım,
Boran esti, savruldu yıllarım.
Sana varsam, bağlanmış kollarım,
Gör ki, derman kalmadı hâlimde.
Yar, gönlümde ateşin yanıyor,
Yıllar aktı, ben eskidim
Gülüşler soldu, ben eskidim
Ne sustum ne de pes ettim
Sen hep aklımdasın…
Gözlerinle baktım aya
Şerefliye kulp takılır, eğilir başlar,
Doğruyu söyleyen hep susar, taşlar.
Eğrilik ödüllenir altın madalyayla,
Dürüstlük kaybolur yalan savaşlar.
Adalet terazisi kırık, şaşırmış,
Küçük şeylerdi peşine düştüğümüz,
bir avuç gökyüzü,
bir nefeslik rüzgâr,
belki sabaha karşı çalan eski bir şarkı.
Bir yaz akşamı kadar sıradan
Sen gidersen,
hep bir şeyler yarım kalır.
Gün doğar ama aydınlanmaz,
şarkılar başlar ama bitmez.
Kelimenin sonu gelir,
ama anlamı kaybolur.
Hırsız çaldığını, soysuz sevdiğini çabuk harcarmış,
Helâl lokma bilmez, haramla övünür, utanmazmış.
Bir ömür kandil yanar sanır, oysa fitili kısalırmış.
Hak terazisi şaşmaz, vakti gelince tartarmış.
Şeytan gibi yaşayıp evliya gibi ölmeyi mi beklersin,
Hüzünlü bir aşk hikayesi bizimkisi,
Yerle bir olmuş sokaklarda gezer gibi,
Her tarafta duyduğun sevdanın sesi,
Sanki bir gün çıkıp gelecekmiş gibi.
Aldığın her nefes bile onun sanki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!