Bir hayal midir, biten bütün yıllar?
Ağlıyor mudur, kuruyan o dallar?
Bizi bekler mi, o aşılmaz yollar?
Kapanır mı hiç, açılan o kollar?
Yoksa her adım, büyük bir keder mi?
*
Bakmalı mıyız, şu sönen ateşe?
Düşmeli miyiz, yakan bu güneşe?
Kanmalı mıyız, şu yalancı eşe?
Sormalı mıyız, kalmadı hiç neşe,
Bizi bitiren, bütün bu dertler mi?
*
Bir heves midir, içimizdeki his?
Her yanı sarmış, koyu kara bir sis,
İnsanlar neden, ruhlarında hapis?
Temiz kalmıyor, her bir tarafı pis,
Susmalı mıyız, biten o günlere?
*
Düşünmeli mi, geçen bu zamanı?
Kim silecekmiş, akıp giden kanı?
Unutmalı mı, verilen fermanı?
Yoksa arar mı, kaybolan dermanı?
Gözler kararır, dönünce o düne.
*
Bir yalan mıdır, söylenen sözümüz?
Neden parlamaz, yaş dolu gözümüz?
Hiç aydınlanmaz, kararan yüzümüz,
Kışa mı döndü, sımsıcak güzümüz?
Aramalı mı, karanlık gecede?
*
Seyretmeli mi, yağan o yağmuru?
Hiç temizler mi, kalpteki çamuru?
Yoğurmalı mı, bozulan hamuru?
Koruyamazsak, içteki onuru,
Kaybolur insan, şu sessiz hecede.
*
Bir ceza mıdır, insanın gururu?
Bozar mı her gün, kalpteki huzuru?
Nasıl aşarız, örülen bu suru?
Kimler yansıtır, gökteki o nuru?
Saklanmalı mı, dağların ardına?
*
Beklemeli mi, doğacak güneşi?
Bulunur mu hiç, bu sevdanın eşi?
Körükler miyiz, sönen o ateşi?
Yaralar mı hiç, bu sessiz kardeşi?
Kim yetişecek, bu gönül yurduna?
*
Bir umut mudur, yeşeren fidanlar?
Farkına varmaz, uyuyan insanlar,
Çare olur mu, derdimize onlar?
Akan bu yaşla, yıkanır mı kanlar?
Kaçmalı mıyız, uzak diyarlara?
*
Dolaşmalı mı, viran şehirlerde?
Merhem var mıdır, çekilen bu derde?
Gözü kapatan, bir karanlık perde,
Açılır mı hiç, düştüğümüz yerde?
İzin var mıdır, bütün zararlara?
*
Bir gölge midir, peşimizden gelen?
Hiç acımadan, yüreğimi delen,
Var mıdır, bizi karanlıkta bilen?
Olur mu bir gün, gözyaşımı silen?
Susmalı mıyız, kaderin önünde?
*
Dokunmalı mı, dökülen yaprağa?
Düşmeli miyiz, bu kara toprağa?
Bırakmalı mı, tutunsun o bağa?
Karışmalı mı, nehir ve ırmağa?
Kaybolup gider, mahşerin gününde.
*
Bir fırtına mı, kopar içimizde?
Sessizlik mi var, bütün gücümüzde?
Hüzün dolaşır, solan yüzümüzde,
Kırık dökük, bir mana sözümüzde,
Saklamalı mı, o yanan ateşi?
*
Seyretmeli mi, solan o renkleri?
Dinlemeli mi, bozuk ahenkleri?
Yıkmalı mıyız, sahte mihenkleri?
Kırmalı mıyız, bütün çelenkleri?
Bırakır mıyız, şu dertli güneşi?
*
Bir rüya mıdır, uyanırız elbet?
Hep içimizde mi büyür husumet?
İnsanın huyu, sanki bir felaket,
Kalmadı mı hiç, ruhta bir cesaret?
Boyun eğer miyiz, sahte aynaya?
*
Gizlemeli mi, şu yanan kalpleri?
Doldurmalı mı, kadehe dertleri?
Görmeli mi, o yıkılan bentleri?
Terk mi etmeli, kurulan kentleri?
İzin var mıdır, bütün bu kavgaya?
*
Bir masal mıdır, insanın savaşı?
Kurumaz mı hiç, gözlerinin yaşı?
Hep mi zehirler, yenilen o aşı?
Neden çatlattı, koca sabır taşı?
Teslim mi olduk, sahte yalanlara?
*
İçmeli miyiz, zehrini sevdanın?
Seyretmeli mi, hüznünü fezanın?
Sormalı mıyız, sonunu rüyanın?
Yoksa sonu mu bu, koca dünyanın?
İzin var mıdır, bütün olanlara?
Kayıt Tarihi : 3.09.2026 03:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!