Bana bir aşk bıraktın.
Ellerinde kına, gözlerin kapıda...
Beyaz gitmiştin; son satırda hâlâ aynı cümle duruyordu:
"Bir şans daha..."
Belki bir şans daha yetmezdi,
ama biz zaten hep eksik kalan şansların insanıydık.
Kaç kez döndün, kaç kez gittin.
Hayat önümüze her defasında aynı kumar masasını kurdu.
Kaçmak mıydı cesaret, kalmak mıydı?
Şans kimin içindi?
Senin için mi, benim için mi,
yoksa ikimizi de sessizce seyreden kader için mi?
Ben son kez geldim.
Saatlerce bekledim seni.
Her gün geleceğin yolu ezberleyen gözlerim,
o gün daha erkenden vardı oraya.
Ya seni göremezsem diye...
İnsan bazen bir ömrü, birkaç dakikaya sığdırıyor.
Oysa beklemem gereken başka bir hayat vardı.
Ama ne kalbim söz dinledi,
ne de ayaklarım.
İkisi de seni seçti;
aklım çoktan vazgeçmişken.
Seni kaç gece rüyamda gördüm.
Her gördüğüm sabah,
"Bugün bir şey olacak." dedim.
En güzel kıyafetlerimi giydim.
İçimde, kimseye anlatamadığım bir umutla geldim.
Ve geldim...
Senin nikâh şahitliğini yapmaya.
İnsan bazen sevdiğinin elini tutamaz;
ama imzasına şahit olur.
En ağır imza, kalbin attığı yere atılmayandır.
O gün anladım;
bazı aşklar kavuşmak için değil,
ömür boyu insanın içinde sessizce yürümek için varmış.
Sen gelin oldun,
ben ise adını içimde taşıyan son tanık.
Şimdi geriye yalnızca şu kaldı:
Ellerinde kına,
gözlerinde başka bir hayat,
ve bende, senden sonra bile seni sevmekten vazgeçmeyen
koskoca bir sessizlik.
Kayıt Tarihi : 24.07.2026 18:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!