Biliyorum sevdalım, bu ayaz vurmuş yürek her şeyi bilir,
Ne söylenmeyen sözler saklı kalır bu dağ başının fırtınasında,
Ne de o karlı yollarda iz bırakmadan giden adımlar unutulur.
Biz bu masalın en acı yerinde mühürledik birbirimizi,
Biliyorum; ne sen dönebilirsin o sıcacık limana,
Ne de ben bu kışın ortasında vazgeçebilirim bu amansız yangından.
Biliyorum sevdalım;
Bazen susmak en uzun yoldur, bazen bakmak en ağır vedadır.
Fakat göğsümüzün altındaki o kor hâlâ taze, hâlâ diri,
Bırak yağsın üzerimize dünyanın bütün karları, bırak zindanlar dar gelsin;
Biz bu masalın son satırına kadar,
Kendi ateşimizde ısınıp, kendi sessizliğimizle büyüyeceğiz...
Biliyorum sevdalım, bu yolların sonu görünmez ufuklara çıkar,
Ne arkaya bakmaya yüzümüz kalır ne de ileri adım atmaya derman.
Fakat göğsümüzün kafesinde çırpınan o deli kuş hâlâ aynı inatla çarpar,
Biliriz ki bu ayrılık, ne ilk yazgı ne de bu dünyada çekilen son çile.
Biliyorum sevdalım;
Karanlık basıp da o karlı dağları büründüğünde geceye,
Ne rüzgârın sesi dilsizleşir ne de içimizdeki o sızı diner.
Biz seninle aynı kışın ayazında, aynı ateşte yandık bir kere,
İster masal bitsin, ister bu ömür burada sükûta bürünsün;
Sen benim bildiğim en güzel yalan, en doğru veda olarak kalacaksın hep bu yürekte...
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 18:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!