Şimdi acısını dindirmek istesemde yüreğimin
Susturmak istesemde kulaklarımdaki çığlıkları
Gece olur, oluk oluk kahır yağar üstüme
Çünkü uzak kalmışım özlemlerime
Çünkü ellerim tutsaktır, gözlerim tutsak
Çünkü mühürlüdür ağzım, çünkü çocukluğum yitik
Yazdım
Yazdım
Bir daha yazdım
Mayın döşenmiş mısralar yazdım
Kurşun yemiş sözcükler,
Gözü yaşlı şiirler yazdım
BEN HEP SANA DÖNDÜM
Çokça yemin ettim
Çok dağladım yüreğimi
Bitti dedim, bu son dedim
Kaç kere tövbe ettim, ne çok yemin ettim
Yok beyim
Ben sizin yediğinizi yiyemem
Zaten hiç yemedim, dokunur bana
Biz üç ayda bir et görsek
O günü bayram ederiz
Dokuz kişilik aileye yarım Kilo et
Yokluğunda, küçüğüm çok küçük
Tebessüm eden yüzlere hasret çocuk gibi
Şaşkın bakışımda, ipi çekilir şiirlerin
Ne kadar çırpınsam nafile
Hayata tutunamayacak kadar küçüktür ellerim
Yokluğunda kimsesiz, sahipsizim
Bilmiyorum yokluğunu ne yapsam
Hangi ateşte yaksam, hangi suda boğsam
Karakola ihbar mı etsem
Ayağına taş bağlayıp hisar' à mı atsam
Akşamları daha çok üstüme geliyor
Sen ışıldayan güneş
İhtişamlı ve ulaşılmaz
Ben sana aşık bir kardelen çiçeği
Biliyorum öldüreceksin beni
Gözlerimde donmuş yaşa bakmazsın
En çok yosun yeşili gözlerini sevdim
Kar altında, kardelen beyazlığında bir yeşil
Ürkek ve biraz mahçup
Gece ormanda,
Kaya dibinde,
Çocukluğum tanıktır yaşanan zulme
Sokaklar yasaklandı önce, sonra konuşmak
Babamın şalvarına dil uzattılar
Anamın ak puşusuna el uzattılar
Beni öfke ile büyüttüler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!