ÖLÜMÜ ISLIĞINDAN ÖPMÜŞÜM
Akşam olur, yağmur yağar kente
Islanır sokaklar, taş kaldırımlar
Ve dağ kokusu, toprak kokusu dolar içime
Yanar içimde özlem ateşi
Gel çocuk yarınlara bir türkü yazalım
Her yer cennet bahçesine dönsün
Güneş bir başka ışıldasın sabahları
Ay taç taksın, yıldızlar kucaklaşsın
Her yer yeşillensin, çiçeklensin
Kuru çorak topraklar yazmayalım olurmu çocuk
Bu gece çekip girmek istiyorum
Öyle apansız, sanki göç eder gibi
Hiçbir şey almadan yanıma
Öyle bir başıma ve istikametsiz
YAŞIYORUM DENMEZ
Nicedir gül yüzünden mahrumum
Bundandır kırılgan şiirlerim
Bundandır yaralı sözlerim
Çalacak kapım, gidecek yerim yok
Geceydi
Kurşun sesleri çığlık çığlıktı
Yıldızlar bulutların arkasına saklanmıştı
Ay utanmış, bulutlar kararmıştı
Sokaklar çırılçıplaktı
ÖZÜR DİLERİM (içimden geldi)
Birileri gülsün mutlu olsun diye
Erteledim kendimi bilmem ki niye
Herkesin acısına hep ortak oldum
Tek başıma ağladım acaba niye
Saat On ikiye beş var
Bu saatlerde özlemin bastırır yüreğimi
Gözlerim dolar önce, biraz da elim titrer
Sonra birden şairliğim tutar
Seni anlatırım kendi kendime
Sürgündeyim kimi zaman
kimi zaman sessizliğin alaca karanlığında
Elimde yarım bırakılmış, hiç bitmeyecek bir şiir
Alabora olmuş bir gemiyim bazen
Bazende hiç sonu gelmeyecek bir yolun yolcusuyum
Tutacağım diyorum
Bu demlerde, ağırım kendi kendime
Gam yüklü, kara trenler geçer içimden
Acı acı çalan siren sesiyle
Ölüyor yeşerttiğim umut tohumları
Sürgün bir seferde, biletsiz bir yolcuyum
Ben hiç kimseyim
Üstelik kimliksizim
Ve bir dili yok şair yanımın
Hiç bir dine bağlı değilim
Cinsiyetim yoktur ırkım yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!