her bahar gelirdiniz
kimi yağmur gözlerinizle
kimi çiçek yüzlerinizle
gelirdiniz...
ağlaşır kimi gülüşürdük
bir yudum sevinci
ay yarım yarim
günlerden ne bilmiyorum
düşünsem bulurum da
boşveriyorum
-özlüyoruz-
Gelip geçer sıcaklığı ellerimin
Gün olur söner feri yüreğimin
Lakin aşk yaşasın
Işıklarınca gecelerin
Ve sonsuzluğunda dizelerin...
Üşümüş simitleri tablasında
Düşlerinin alazı vurmuş yanaklarına
Bir, ki, üç... kaç satacak satsa satsa
Yatakta olmak vardı şu sabah ayazında...
Kar var, zor var, işler de kesat anasını satayım ama
Serde gençlik, tablada simit var, ümit çok hala...
Bir sabah uyanmak Ulus’ta…
Hiç aklına gelmez insanın hani deseler.
Yüzüne gözüne çarpıp soğuk suları
yunmaya çalışırken kirli ışıklarından gecenin
ve düşünürken seni buraya getiren yolları,
kulaklarında kahkahalar ve hayli küfür hala,
her şey başka bir şey aslında...
doğru ama
başka bir şeyler arandıkça
başlıyor paranoya...
denizi hapsetmek bir tabloya
ne kolay...
Buluştuk
Eskisi gibi
Oturduk baş başa
Küçük bir masada...
Ben, senin karşında
Sen, benim karşımda
Kırgınım sana
Bakma öyle yüzüme
Değil aslında
Elimde değil...
Faili meçhul bir aşkın zindanlarında
Hurafeler büyütmekteyim
Şunca zaman
Bunca yaşanan
Diyorsun ustam...
Görüyorum ki
Suskudur layığın
Ve dudağına en yaraşan...
Gerçeğini paylaşmak zor
Gerçek bir şiiri, hüznü, içindekini…
Bazen binlerce kelime ele verir seni
Ama öyle uzaktır ki çoğu o hisse…
Bazen bir kelime
Hani gömdüğün bile bile içine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!