Duruyorum öylece...
Bir ağaç
Durdukça yol alan
Mevsimler ötesine
Göğü tutar gibi şükrediyor
üçüncü perdesinden
bir gökyüzü kaldı yaşamın
herkesin aklında
masmavi ve olabildiğince...
tüm vedaları aşkların
düşleri, umutları insanın
senden nefret etmek istiyorum bu gece
ve ilan etmek herkese
ya-lan-cı
hepi topu üç hece
bu yeter ikimize de...
kaç dönüm bostan, kaç bağ eder
vay anasına be diye düşünürken birileri
koca bir geminin terkine limanı kederlenir
salaş bir otelin kayda değmez müşterileri...
tahminimce nasırsızdır bu yana sallanan elleri
hikayeleri birbirinden acıdır bu tarafın oysa
Şu doğan gün,
Şu yağan yağmur,
Dönüşen mevsim,
Şu uçan kuşlar,
Bütün çocuklar,
Sen ve ben,
En yakın köy kadar uzak
En uzak diyar kadar yakın
Her ilde ve her dilde bir
Bir bakış, bir sarış
Yürekte bir atış kadar
Yalın...
Sevmek
Bir su kadar gönüllü olmak akmaya
Dahası tutku
Bir ateş kadar niyetlenmek yakmaya
Ötesi aşk, gel de aş
Yanmışın arkadaş...
Şu devasa çınar yok mu?
Karşımda duran şu istikrar abidesi
Dudağımda dua, gözlerimde yağmur olursun da
Kocaman yüreğini açar, saklar beni
Kaçar, konar dallarına ruhum hani...
Sığınmak bu işte şu bir çift kuş misali
Ne yapardım sensiz?
Güneş çekilince
Kuşlar çekilince
El ayak çekilince
Böyle sessiz ve kimsesiz...
Kime dökerdim içimi?
Yuvarlanırken
Sarınıp suskunluğu
Bir zırh gibi bedenime
Ağlamıştım bazı kendi kendime...
Ne zaman bıraksam ellerimi
Hep bir şiircik oldu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!