Rüzgara sor
Tozu dumana katmayı
Ben bilmem savurmayı
Saçlarını, kokunu sor bana
Sellere sor köpürmeyi
Coşmayı, taşmayı
Şiirlerce sustum sana
Geceler eskittim
Mevsimlerce üşüdüm yokluğuna
Yanımda olmalıydın
Nergisler sen kokmalıydı bugün.
Sen misin?
Yoksa gözlerin mi?
Özlediğim
Kapıda kulağım
Ha çaldı ha çalacak
Kimdir beklediğim?
Son borandan sonra
Sığınmaya çalışıyordu
Hayata...
Yeniden oluşmaya
Alışmaya...
Yeniden karışmaya
zamanı geldi artık
sessizce gidiyorum
uzaklara...
yine doğacak güneşlerin sabahlarına
yeşerecek, çiçeklenecek dalların ağaçlarında
güz
her bu safhasında ömrümüzün
aynı cüz...
veda, kahrolası veda
bir yere gideceğimiz de yok aslında...
güz
İki kumru
Bir telde
Bir cilve, bir cilve...
Ne avuçta var
Ne elde...
Baktılar şöyle bir
Şimdi
Bir çınar altı olsa
Aklım gibi hani havada
Bir ucu bulutlarda
Ayaklarım gibi hani toprakda
Bir ucu yerin altında
O gün bugündü
Geçen sene dündü
Dün iyiydim
Bugün kötü...
Seneler önce
Bir deniz mevsiminde
Balığa heveslendim
Bir keresinde
Doğru kayalıklara
Salladım oltayı suya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!