Söyle yâr söyle, neyim sana nahoş geldi
Gönderdiğim elciler dolu gidip boş geldi
Sözlerin mızrap olup, yaralı sinemi deldi
Oysa şair Bayram seni ölümüne sevmişti
B. Tunca/09.09.2003-09.09
Atalarımız hani demişler ya “laf lafı açar”
Tıpkı, o günkü ağzımdan kaçan o söz gibi
Bazen insanoğlunun başına ne işler açar
Tıpkı, o şiir yazan veya okuyanlarınki gibi
14.03.2002-15:15
Ne dizde derman, ne de gözde fer kaldı
Gözüm yollarda, aklım sende takılı kaldı
Sevdan azıcık olan aklımı başımdan aldı
Neredesin gel artık bu şaire bir hal oldu
Tam ben geliyorum sen gitmiş oluyorsun
Esme be, hey deli rüzgâr esme
Jilet olup, elimi yüzümü kesme
Bırak da gideyim yâre, yolumu kesme
Esersen güneyden es, kuzeyden esme
Zaten de karlı dağlar, kesmekte yolumu
Bu gece rüyamda dudağımdan öpen sen miydin
Saçlarımı usulca okşayan gerçekten sen miydin
Kulağıma seni seviyorum diyen yine sen miydin
Ne olur söyle, o eşsiz hazzı yaşatan sen miydin
Rüyamda yaşattığın mutluluk bir ömre bedeldi
En vefakar gölgemi bilirdim, o da vefasızlık ediyor
En vefalı tenimi bilirdim, o da öldüğümde çürüyor
En sadık azalarımı bilirdim, onlar da şahitlik ediyor
En sadık onları bilirdim, onlar da o gün terk ediyor
Faniyim fani olanı istemem, acizim aciz olanı istemem
Öpüştü mü, kalemleri kağıtla
Yanar yürekleri, aşkla/şevkle
Fırtınalar kopar, belleklerinde
Girdaplar oluşur, deryalarında
Heceleri, belleklerinde süzerler
Ekser suret-i haktan görünürsün
Bin bir çeşit urbaya bürünürsün
Yaptığınla, her daim övünürsün
Bilesin, belki orada dövünürsün
Hizmette geri, ücrette önde görünürsün
(Mide Kanaması)
Hastayım, hasta, çorbayı içerim, tasta
Tek hakiki sevenlerim, arkamda yasta
Benim o Leyla’m daha çok genç yaşta
Çocuğum var, bağışla Allah’ım bağışla
(Bir gerçeğin öyküsüdür)
Bir güzel görmeye gittik komşuma
İki güzel birlikte çıkıverdiler karşıma
Gönül, daha ziyade küçüğüne aşina
Ne olur küçüğünü verin Allah aşkına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!