53
Bunlar, bu türden referanslar eyleme yönelimli tutumlardı. Bilinçli, tercihli, istekli tutum değildiler. İstekli tercihli analık babalık da olamayacağına göre bu tür gerçekleşmeler kendi dışında referans nedenlerle güdülü olan durumlardı.
Burada kast edilen şimdiki öznel durumlar içindeki anlayışlarla çocuk yapmaya karar verip vermemeniz değildir. Unutmayın ki iki milyon yıl dan beri çocuk yapmaya karar verip vermeme gibi bir anlayış hiç yoktu.
Zaten dört çocuktan biri ancak 30-40 yaşları gören ortamda nüfusu siz değil çevre kaynakları belirliyordu. Bu gibi sizin dışınızda nedenlerle belirli akışa göre bir varlık nasıl iyi ana baba olur ki? Hem de dünyanın en iyi ana babası olacaktı. Ayakları yere basmayan düşünceler sınır tanımıyordu.
55
Küçük grup içinde de sürü salınımıyla olunamıyordu. Küçük grup kendi ara-larındaki kendi ilişkileriyleydi. Kendi yaşamlarını kendi ortak anılı duy-gularıyla paylaşıyorlardı. Ortak anı kalıbı üzerindeki anlatım biçimi, dilin belirgin bir işaretçisiydi.
Yalıtım içindeki grup kendi biyolojileri içinde kendi morfolojilerini tanıdı-lar. Kendi izole kültürlerini oluşup tanıdılar. Sosyal kural dediğimiz çok düzenli sosyal yasalarını ortaya çıkardılar. Yalıtım bunları dış dünya-dan tecrit ediyordu. Kısacası yeni olan bu sürdürülebilirlik etki alanı, to-tem alandı.
Totem alan ile birlikte çevrime olan grubumuz, artık her gün yeniden ve yeniden çevrimleri yapılan düzenli bir ortamın adresi içindeydiler. Or-tam sabit bir noktadan çevreye doğru olan açılımdı.
56
Totem alan içinde ortaya konan iş birliği temel düzlem ilişkileri iş birliğiydi. Ve böylece totem alan içi iş birliği nedenle kolektif birim zamanın avantajları ortaya kondu. Bu avantajı nedenle totem grup büyük hayvanlar avlayabiliyordu. Bu fazladan bir av veya yiyecek artısı ve fazlasıydı.
Grup üyelerinin aklı geride kalmadan ve daha güvenli şekilde biraz daha uzun süreli bir meyve, ot, kök, börtü, böcek toplamanın, salınım büyütmekle biraz daha uzaklara gitmenin artısını ortaya koyma olanağını elde etmişti.
57
Kısaca ilk düzenli totem yapılar içine geçişte türümüze ait zorunlu olan kimi doğal referanslar totem yapılar içine eksen, çevrimi oldular.
İşin özü işin bağ enerjisi bu temel sağlatmalardı. Sosyal duygudaşlık, ortak özellikli seçilim yasası bu işe katkındı. Referans eylemleri hızlan-dıran etkiydi. Zaman zaman ekseni çevrimin zihinsel izahı yerine kon-dular.
Böylece kişilere dek temel gereksinmelerin karşılanmasındaki toplam doğal zorluğa karşı dayanışma nedenle bir araya gelindi. Yani tutula-cak yol, yol içinde olan kişileri birliyordu. Bir araya gelişin ilk andaki et-kisi kaostur.
58
Doğadaki üreme içinde bakımı yapılan bir yavru; uf demeden ebeveyni sırtımda taşımalıyım, demenin minneti içinde değildir. Bakımdan kesilen yavru da kimsenin değildir. Bunun gibi totem alan içinde de tıpkı doğadaki gibi doğal yol ile doğumlar oluyordu. Kolektif birim zamandan ötürü yavru doğuranın ve doğurtanın bakım aitliği olmuyor o yapı aitliğinin bakım gözetim ve beslenme aitliği oluyordu.
Yapı içinde yavruyu doğuran, o yavruyu emzirdiği gibi herhangi bir doğuran da o yavruyu emziriyordu. Şimdiki şartlarla ve şimdiki sosyal öğrenmeli insani duygularla bu durumu kıyaslamayın lütfen. Yani bakım, gözetim, emzirme, eğitim, toplumundu. Neden? Emen bir yavruya sütten kesilene dek doğuranların bakması önemdi.
Çünkü sütten kesilen üç yavruya onları beslemek için üç kişi bakmışsa, süt kesimi sonrası bakıcıların biri veya ikisi yeniden av yapma, savunma gibi iş bölüşümü içine katılacaktır. Savunma yapan, gözcülük yapan; ot, kök toplamaya giden, ateş yakan vs. türü iş bölümü nedeniyle oluşan kolektif birim zamanlı süreç nedeniyledir ki, himaye gören her bir bireyler gibi yavrular da toplumun uhdesindeydi. Toplumun umuruydu. Yavru bakımı kolektif nedenle YÜKÜMDÜ.
59
Dahası bu tür bilinebilir sabit alanlı eksen çevrimleri içinde ve sabit alanlı eksen çevrimi üzerinde, sosyal, toplumsal bağıtla, sosyal toplumsal bağ enerjili modülasyonları da bindirirler. Bu modülasyonlar nedeniyle ortaya konan bu modülasyonlar içinde kodlananlar zorunlu durumlarıyla zorunlu olan anlayışların birliğiydi.
Bu modülasyon içinde duygusal olarak tasada da sevinçte de birlik vardı. Üretim hareketi zorunlu ve karşılıklı yüküm içinde yapılan paylaşımların bilinci olmakla, eksene kodlanan grup veya sosyo toplum hareketiydiler.
60
Kurban eti yiyen gruplar, kurban veren grubun canıyla kanıyla ruhuyla doluyordu. Karşı grubun canı kanı; kurban etini yiyen gruba geçiyordu. Böylece gruplar can kan kardeşi oluyordular. Ritüelin esası buydu.
Bu tutum ön ittifakın sosyal mantığıydı. Bu mantık totem mantığıydı. Ön ittifakın içine sokulan sosyal mantıklı bu ritüeldi. Bu ritüel ittifak içine sokulan bir totem hukuku olmakla ittifakta da totemi kardeşlik yürürdeydi.
Tanımlar ilk kes bu ittifaklarla söylenecekti. Aşağıya kara-yer denecekti. Yukarıya gök yer denecekti. Kara olan yer Sineer Bölgesiydi. Gök yer de Akad yurduydu. İlk ittifaklar gökteki gök yerlilerle, kara yerdeki karabaşlar arasındaydı. Yani çoban grup gökle, tarımcı grup yer arasındaydı.
61
Kısacası ön ittifaklar üreten ilişki nedeniyle; birisi üreten ilişkinin kendisi olmak üzere sosyal mantıklı ikinci bir girişme seremonisini, öngörüyordu. Üreten ilişkinin kendisi iradeni, zorunlu, somut ve gerçekçi bir girişmeydi. Burada sosyal tabanlı ritüelin ikna edici kaynağı totemi mana anlayışıydı. Ve totemi hafızada var olan animizmdi (canlıcılıktı).
İttifakın üreten ilişkilere tabii olan sarım ekseni farklı gruptan, farklı grup mesleklerinden oluşuyordu. Bu farklı grup mesleklerinin o işe göre, o gruba göre, o iş ve oluşa göre bir dile getiriliş isimlendirmesi vardı.
Farklı ve yalıtım içinde olan totem grup anlayışından kaynaklı nedenle o şeylere grubun kendi özgün isimle seslenmesi vardı. Bunlardan ötürü bunlar ittifakın farklı farklı düşünme ve farklı mantık gücüydü. Bunlar yani farklılıklar diğer yandan da ittifakı yapıyı homojen olmayan yani bir türden olmayan yapısıyla süreç çok türdendi yani heterojendi. Bağdaşıktı.
62
Tarımcı grup da çoban grubun sorunlarını anlama ve anlatma bağlamı içinde çoban gruba göre yavaş olacaktı. Her meslek uğraşısı ve meslek dili o grup ya da sektör kişileri üzerinde öznel bir belirlenme olmakla bedensel uzluğu olan bir yetenekti.
Bu çıkarıma göre diğer grubun dili de öğrenme öğretme kalıpları da diğerlerini anlamakta yavaş olacaktı. Ha keza çobanlar yine aynı öznel tekrarlar ile madenci ilahların diline de balıkçı ilahların diline de dülger ilahlara da saraç ilahlara da dokumacı ilahlara da köşker meslekli olan ilahlara da benzer ya da birbirinden farklı bir yavaşlıkla olacaktılar.
Tarım ilahı, olan bir gruba göre; demir ilahı olan bir grubun dili tunç ilahı olan bir grubun dilinden farklı da olsa birbirine aşina, anlaşılır gelecektir. Maden çıkarma, yer altına girme, madeni ergitme, madene şekil verme gibi ortak deneyimler, süreci anlaşılır yapacaktı.
63
Spritüal akım Platon sembolizmiyle anılacaktı. Spritüaline Platon’un bulduğu bir düşünce değildi ama spritüaliler olan tüm düşünce Platonla bilinecekti. Platon'un idealar öğretisine göre bu dünya simülasyonlardan ve illüzyonlardan ibaretti. Dünya gölgeler alemiydi. İmmanuel Kant bu spritüali neyi "biz rüyanın rüyasını görmekteyiz" diye belirtecekti. Rüyamı değiştiremiyorum diyecekti.
Kısacası dinler El anlayışlı temel üzerinde ve bu temeli de destekleyen ne idüğü belirsiz ruhçu öğretiler üzerinde de şekillenecekti.
Dinler içinde temel referans korunacaktı. Temel referans göre mülk El’di. El mülkü dilediğine verir, dilediğine de vermezdi. Bu savlama karşısında dinlerin koruduğu ikinci temel öz şuydu. Kendisine mülk verilen emir sahiplerinin elinin altında bulundurduklarıydı.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...